Firar suçundan sanık ...'ın, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 66/1-a ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 24/03/2008 tarihli ve 2008/515 Esas, 2008/147 Karar sayılı kararının 01/04/2008 tarihinde kesinleşmesini müteakip,, sanığın denetim süresi içerisinde 10/07/2010 tarihinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle hükmün açıklanmasına ve 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 66/1-a ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Karşıyaka 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/12/2018 tarihli ve 2018/487 Esas, 2018/738 Karar sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 02/05/2019 gün ve 94660652-105-35-6056-2019-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13/05/2019 gün ve 2019/49268 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın 03/12/2007 tarihinde işlemiş olduğu firar suçu nedeniyle Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 24/03/2008 tarihli kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tâbi tutulmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 01/04/2008 tarihinde kesinleşmesinden sonra 10/07/2010 tarihinde sanık tarafından yeni suç işlendiği ve bu suça ilişkin Foça Asliye Ceza Mahkemesinin 28/12/2017 tarihli ve 2014/230 Esas, 2017/1370 sayılı kararı ile kurulan mahkûmiyet hükmünün 30/01/2018 tarihinde kesinleştiği gözetildiğinde, sanığın mahkeme huzurundaki 10/01/2008 tarihli sorgusu ile kesilmek suretiyle en baştan başlayan zamanaşımı süresinin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleştiği 01/04/2008 tarihinde durmasından sonra ikinci suçun işlendiği 10/07/2010 tarihinde kaldığı yerden yeniden işlemeye devam ettiği ve mahkumiyet kararına kadar kesintisiz olarak sürdüğü, dolayısıyla hükmün açıklanarak mahkûmiyet kararının verildiği 12/12/2018 tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e ve 66/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımı süresinin evveliyetle gerçekleşmiş olduğu gözetilmeden, sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Karşıyaka 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/12/2018 tarihli ve Esas 2018/487, Karar 2018/738 sayılı kararının CMK’nin 309/4-d. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanığın Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Askeri Mahkemesinin firar suçundan vermiş olduğu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin denetim süresi içerisinde işlemiş olduğu suç tarihinin 10/07/2010 olduğu, bu tarihten sonra hükmün açıklanarak karara bağlandığı 12/12/2018 tarihine kadar dava zamanaşımını kesen bir işlem bulunmadığı, bu şekilde 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e ve 66/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından sanık hakkındaki kamu davasının DÜŞMESİNE, 25/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy