MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 1163 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER: Beraat, Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 24.05.2012 tarih, 2012/6016 esas numaralı iddianamesinde sanıklar Leyla Türkmen, ..., ... ve ... hakkında kooperatifle kooperatif konusuna giren bir ticari muamele yaptıkları iddiası uyarınca 1163 sayılı Kanun'un 59/6. maddesi delaleti ile aynı Kanun'un Ek 2/1. maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış olmasına karşın bu konuda herhangi bir karar verilmediği anlaşıldığından, zamanaşımı süresi içerisinde mahallinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.
I-Sanık ... Türkmen hakkında 1163 sayılı Kanun'un 59/7. maddesi delaletiyle aynı Kanunun Ek2/1 maddesi uyarınca verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, bu aykırılık yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 322. maddesi uyarınca, hükümden TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılıp, yerine ''24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı iptal kararı da gözetilerek, kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına," ibaresi yazılmak suretiyle, başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hükmün, tebliğnameye kısmen uygun olarak, DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında 1163 sayılı Kanunun 59/7. maddesi delaletiyle aynı Kanunun Ek-2/1 maddesi uyarınca açılan davadan verilen beraat kararları ile sanıklar ..., ... ve ... hakkında 1163 sayılı Kanunun 59/7. maddesi delaletiyle aynı Kanunun Ek2/1 maddesi uyarınca verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
1- CMK'nin 225. maddesi uyarınca hükmün konusu iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup, bunun dışına çıkılarak dava konusu edilmeyen eylem esas alınarak hüküm kurulamayacağı, somut olayda; 5. Ceza Dairesi' nin 25.06.2013 tarih 2013/8985 Esas- 2013/7074 Karar sayılı ilamı ile Kayseri (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 18.12.2012 tarih, 2012/604 Esas, 2012/1383 Karar sayılı görevsilik kararı kaldırıldığından Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 10.04.2013 tarih, 2013/117 Esas, 2013/145 Karar sayılı karşı görevsilik kararındaki anlatım ve sevkin hükümsüz kaldığı, bu haliyle dosya kapsamında dava açan belge olarak sadece Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 24.05.2012 tarih, 2012/6016 esas numaralı iddianamesinin esas alınabileceği, anılan iddianame ile sanıklar ..., ... ve ... hakkında kooperatifle kooperatif konusuna giren bir ticari muamele yaptıkları iddiası uyarınca 1163 sayılı Kanunun 59/6. maddesi delaleti ile aynı Kanunun ek-2/1. maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış olmasına karşın Kayseri 10. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından anılan üç sanık hakkında kooperatifin ortak kaydetmek amacıyla yapmış olduğu ilan ve reklamlarda eksik, yanıltıcı ve gerçeğe aykırı bilgiler kullanıldığının kabulüyle 1163 sayılı Kanunun 59/7. maddesi delaleti ile aynı Kanunun ek-2/1. maddesi uyarınca cezalandırılmalarına karar verildiği anlaşılmakla; iddianamede anlatılan eylemin mahkumiyet kararı verilen eyleme dönüşmeyeceği gözetilmeden, iddianame ile dava açılmayan suçtan hüküm kurmak suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 225. maddesine aykırı davranılması,
2-Hükme esas alınan 02.05.2012 tarihli bilirkişi raporunda; kooperatif adına tescil edilmiş ve inşaatına başlanmış bir arsa ve inşaatın olmadığı, alınmış ve imar çapları çıkartılmış bir arsa kaydına soruşturma dosyasında rastlanılmadığı, 2009 yılında alındığı belirtilen inşaat ruhsatına dosya içerisinde rastlanmadığı ve kooperatif karar defterinde inşaat yapımı için anlaşıldığı belirtilen MNGRUP ile sözleşmenin feshedildiğinin anlaşılmasına karşın, kooperatif tarafından yapılan reklam ve ilanlarda, gerçeğe aykırı ve yanıltıcı bilgilendirmeler yapıldığı belirtilmiş olup, yapılan bu tespitlere ilişkin olarak anılan raporun ekinde sunulan web sayfalarına ilişkin görsellerin 23.02.2012 tarihli olduğu anlaşılmakla; 16.05.2008 tarihli kuruluş, 07.02.2009 tarihli genel kurul toplantısı ve 31.07.2010 tarihli genel kurul toplantılarında belirtilen yönetim kurulu üyelerinden sanıklar ..., ... ve ...' un istifa ettiklerine dair beyanları da araştırılıp tüm sanıkların görev süreleri de dikkate alınmak suretiyle sorumluların belirlenmesi açısından anılan web sayfasının hangi tarihler arasında yayında kaldığı hususu tespit edilmeden farklı farklı tarih aralıklarında görev yapan sanıklar hakkında mahkumiyet ve beraat kararları vesilmesi,
Kabule göre ise;
1-Sanık ...'un 16.05.2008 tarihli kuruluş işlemleri ile yönetim kurulu üyesi olduğu ve görev süresinin 07.02.2009 tarihinde sonra erdiği, bu haliyle sanık bakımından temadinin 07.02.2009 tarihinde sona erdiği ve suç tarihinin 07.02.2009 olarak kabul edilmesi gerektiğinin anlaşılması karşısında, suç tarihi itibarı ile kesinleşmemiş olan Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2009/123 Esas, 2011/25 Karar sayılı ilamındaki mahkumiyet hükmünün tekerrüre esas alınması,
2-Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında TCK'nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve katılanlar ... ve ... vekili, sanık ... müdafi, sanık ... müdafi ile sanık ...'un temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 10/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.