MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 1632 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanık hakkında 19.09.2005 suç tarihli eylemiyle ilgili olarak mahkemece verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 03/11/2008 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içinde Temmuz 2010 tarihinde işlediği 1632 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün kesinleşmesi ve ihbar üzerine hükmün açıklandığı, CMK'nin 231/8-c maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleştiği 03.11.2008 tarihi ile sanığın denetim süresi içinde yeni suç işlediği Temmuz 2010 tarihleri arasında zamanaşımının durduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Suç tarihleri itibariyle sanığa yükletilen suç için Kanun'da öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, davanın 5237 sayılı TCK'nin 66/1-e ve 67. maddelerinde öngörülen 8 yıllık asli, 12 yıllık kesintili zamanaşımı süresine tabi bulunması, suç tarihleri ile inceleme tarihi arasında 12 yıllık kesintili zamanaşımı süresi tamamlanmış olmakla sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülerek, tebliğnameye uygun olarak, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nin 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 25/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy