Karşılıksız çek düzenleme suçundan sanık ...'ın 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 5/1 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52. maddeleri gereğince 15.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, çek düzenleme ve çek hesabı açtırmasından yasaklanmasına dair İstanbul 22. İcra Ceza Mahkemesinin 08/05/2018 tarihli ve 2017/359 esas, 2018/292 sayılı kararı aleyhine, Adalet Bakanlığı'nın 12.06.2019 gün ve 2019/2506 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21/06/2019 gün ve KYB. 2019/64826 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
5941 sayılı Kanun'un 5/1. maddesinin, "(Değişik: 15/7/2016-6728/63 md.) Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak “karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Ancak, hükmedilecek adlî para cezası; çek bedelinin karşılıksız kalan miktarı, (…) (2) az olamaz." şeklinde olduğu ve 5237 sayılı Kanun'un gün para cezası sistemini benimsemiş olması karşısında, sanığın üzerine atılı bulunan suç bakımından öncelikle 5941 sayılı Kanun'un 5/1. maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesini müteakip, devam eden artırım ve indirimler yapıldıktan sonra neticeten belirlenen cezanın çek bedelinden az olması halinde, çek bedelinin karşılıksız kalan miktarı esas alınmak suretiyle cezanın yükseltilmesi gerektiği anlaşılmakla; somut olayımızda, bankanın kanunen ödemekle yükümlü olduğu bedel olan 1.410,00 Türk lirasının düşürülmesinden sonra kalan 13.590,00 Türk lirası bedel karşılığı üzerinden mahkumiyet hükmü kurulması gerektiği halde, doğrudan çek bedelinin karşılıksız kalan miktarı esas alınarak fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla,
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5941 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan ve kanun yararına bozmaya konu edilen hükümde yerel mahkemece; 5941 sayılı Kanun'un 5/1. maddesinde unsurları yazılı "karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme" suçunu işlediği anlaşılan sanık hakkında, öncelikle takdiren 500 gün adli para cezasına hükmedildiği, TCK'nin 52/2. maddesi gereği günlüğü 20 TL'den hesaplanan katsayının, gün para cezasıyla çarpılması sonucu sanık hakkında 10.000 TL adli para cezasına hükmedildiği, 5941 sayılı Kanun'un 5/1. maddesi ikinci fıkrasında yazılı olduğu üzere, verilecek cezanın suça konu çekin karşılıksız kalan kısmı olan 15.000 TL'den az olamayacağı da göz önüne alındığında, sanığın neticeten 15.000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verdiği görülmektedir.
Yerel Mahkemece, 5941 sayılı Kanun'un 5/1. maddesinin, 10/10/2017 tarihli ve 30206 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 26/07/2017 tarihli ve 2016/191 esas 2017/131 karar sayılı kararıyla bir kısmının iptal edilerek değiştiği görülmüş, suça konu çekin karşılıksız kalan kısmı 15.000 TL olarak değerlendirilmekle cezada bu nedenle bir artırım yapılmıştır. Halbuki çekin karşılıksız kalan kısmı, muhatap bankanın kanuna göre ödemekle yükümlü olduğu 1410 TL düşürüldükten sonra hesaplanmalıdır.
Buna göre, mahkemece, takdir hakkı kullanılarak doğrudan 15.000 TL adli para cezasına değil, kararın gerekçesinde isabetli bir değerlendirme yapılıp artırım miktarında hata yapılarak 13.590 TL yerine 15.000 TL adli para cezasına hükmedildiği, dolayısıyla hükmün gerekçesi ile çelişkiye neden olunduğu anlaşılmakla,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, İstanbul 22. İcra Ceza Mahkemesinin 08/05/2018 tarihli ve 2017/359 esas, 2018/292 karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4-d maddesi gereği BOZULMASINA, bozma gereği yeniden uygulama yapılarak, sanık hakkında mahkumiyet hükmü içeren İstanbul 22. İcra Ceza Mahkemesinin 08/05/2018 tarihli ve 2017/359 esas, 2018/292 karar sayılı kararının HÜKÜM kısmında yer alan ve artırım nedeni olarak gösterilen "3-" numaralı bendinin son cümlesinde yer alan "15000 TL ibaresinin" "13590 TL" olarak düzeltilmesine, hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, hükmün infazının 13.590 TL adli para cezası üzerinden yapılmasına, 23/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.