3213 sayılı Maden Kanunu’na aykırılık eyleminden dolayı kabahatli ... Nakliyat Harfiyat İnşaat Hayvancılık Taahhüt Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi hakkında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğünün 31/03/2017 tarihli ve 34973390-101-E.410717 sayılı yazısı ile uygulanan 31.674,00 Türk lirası idari para cezasına yönelik başvurunun reddine dair Gölcük Sulh Ceza Hâkimliğinin 19/11/2018 tarihli ve 2017/319 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Kocaeli 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 28/12/2018 tarihli ve 2018/5593 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 12/06/2019 gün ve 2832 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekinde bulunan dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21/06/2019 gün ve KYB-2019-64825 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Soruşturma zamanaşımı” kenar başlıklı 20. maddesinin 1 ve 2. fıkralarında yer alan "(1) Soruşturma zamanaşımının dolması halinde kabahatten dolayı kişi hakkında idari para cezasına karar verilemez. (2) Soruşturma zamanaşımı süresi; a) Yüzbin Türk Lirası veya daha fazla idari para cezasını gerektiren kabahatlerde beş, b) Ellibin Türk Lirası veya daha fazla idari para cezasını gerektiren kabahatlerde dört, c) Ellibin Türk Lirasından az idarî para cezasını gerektiren kabahatlerde üç yıldır.” şeklindeki düzenleme karşısında, Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 08/10/2015 tarihli ve 2015/8532 esas, 2015/5258 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, zamanaşımı süresi kabahat tarihinde başlayıp idarî para cezasına yönelik başvuru sonuçlanıncaya kadar cereyan edeceği cihetle, somut olayda, idarî para cezasını gerektiren fiilin işlendiğine ilişkin tutanağın 20/07/2015 tarihinde düzenlendiği ve Sulh Ceza Mahkemesinin itiraz üzerine verdiği 28/12/2018 karar tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilerek, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla, gereği görüşülüp düşünüldü;
5326 sayılı Kanunun 20/5. Maddesinin '' (5) Kabahati oluşturan fiilin aynı zamanda suç oluşturması halinde suça ilişkin dava zamanaşımı hükümleri uygulanır. '' yönünde olduğu, kanun yararında bozma talebinde kabahatin tespit edildiği tarih olarak belirtilen 20.07.2015 tarihli suç tutanağında, muteriz şirketin çalışmaları kapsamında Devlet ormanı içerisinde kalan 8.176 metrekare alanda açma yapıldığının belirtildiği, Maden İşleri Genel Müdürlüğü yetkilileri tarafından mahallinde yapılan inceleme sonucu tanzim olunan 19.08.2015 tarihli heyet raporunda muteriz şirketin 42.163 metrekarelik alanda orman izni bulunduğu belirtilmesine karşın gerek rapor içerisinde gerekse dosya kapsamında, suç tutanağında belirtilen açma alanının orman izni kapsamında olup olmadığı noktasında bir tespit bulunmadığı, itiraza konu idari yaptırım kararının temelinde 3213 sayılı Kanunun 7. maddesine aykırı olarak mevcut ocağın belirtilen koordinatlar civarında bulunan güneydoğu kısmının ÇED kararı ve GSM ruhsat alanı dışında kalmasının gösterildiği, 3213 sayılı '' Üretim ve sevkiyat '' başlıklı 12. maddesi kapsamında muteriz şirket hakkında herhangi bir üretim faaliyeti nedeniyle idari para cezası uygulanmamış ise de, üretim yapılmaksızın ocağın bir kısmının ÇED ve GSM ruhsat alanı dışında kalarak Devlet ormanına tecavüzünün bulunması durumunda dahi sorumlular hakkında ceza soruşturması yapılmasına neden olacağı anlaşılmakla, idari para cezası hakkında uygulanması gereken zamanaşımı süresinin belirlenmesi için 20.07.2015 tarihli suç tutanağının akıbeti tespit edilip varsa açılan davaya ilişkin belgeler temin edilmeden eksik kovuşturma ile karar verildiği hususunda kanun yararına bozma yoluna gelinip gelinmeyeceğinin takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy