3213 sayılı Maden Kanunu’na aykırılık eyleminden dolayı kabahatli... Madencilik İnşaat Otomotiv Elektrik ve Elektronik Turizm Sanayi İthalat İhracat ltd. şti. hakkında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğünün 14/09/2017 tarihli ve 78671328-10- E-432067 sayılı yazısı ile uygulanan 116.124,00 Türk lirası idarî para cezasına yönelik başvurunun reddine dair Elazığ 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 02/01/2019 tarihli ve 2018/2494 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Elazığ 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 28/01/2019 tarihli ve 2019/247 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 12/06/2019 gün ve 4449 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekinde bulunan dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21/06/2019 gün ve KYB-2019-64523 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre,... İli Merkez İlçesi dahilinde S:20051437 sayılı IV. grup demir işletme sahasının ruhsat sahibi kabahatli hakkında 2014 yılında 2000 ton pasanın satışının beyan edilmediği ve bu durumun haksız iktisaba neden olması, işletme izni düzenlendiği 2012 yılından 2017 yılına kadar 2013, 2014 ve 2016 yılları olmak üzere üç yıl üretim yapılmaması nedeniyle anılan kurum tarafından uygulanan toplam 116.124,00 Türk lirası idarî para cezasına karşı yapılan itirazın reddine karar verilmiş ise de;
5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun "Başvurunun incelenmesi" başlıklı 28. maddesinde yer alan, “ ..(5) Ceza Muhakemesi Kanununun tanıklığa, bilirkişi incelemesine ve keşfe ilişkin hükümleri, bu başvuru ile ilgili olarak da uygulanır. (6) Dinlemede sırasıyla; hazır bulunan başvuru sahibi ve avukatı, ilgili kamu kurum ve kuruluşunun temsilcisi, varsa tanıklar dinlenir, bilirkişi raporu okunur, diğer deliller ortaya konulur. (7) Mahkeme, ilgilileri dinledikten ve bütün delilleri ortaya koyduktan sonra aleyhinde idari yaptırım kararı verilen ve hazır bulunan tarafa son sözünü sorar. Son söz hakkı, aleyhinde idari yaptırım kararı verilen tarafın kanuni temsilcisi veya avukatı tarafından da kullanılabilir. Mahkeme son kararını hazır bulunan tarafların huzurunda açıklar.” şeklindeki ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun " Bilirkişinin Atanması" başlıklı 63/1. maddesinde yer alan, "Çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına re'sen, Cumhuriyet savcısının, katılanın, vekilinin, şüphelinin veya sanığın, müdafiinin veya kanunî temsilcinin istemi üzerine karar verilebilir." şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, somut olayda anılan gerekçelerle uygulanan idarî para cezasına kabahatli vekili tarafından; satışı iddia edilen pasanın ekonomik değeri bulunmadığından satışının söz konusu olmadığı, pasanın bir kısmının saha düzeltme işleminde dolgu malzemesi olarak kullanıldığı, satışı yapılmayan pasada devlet hakkından bahsedilemeyeceği, ayrıca söz konusu işletme izin sahası içinde mera olduğundan bahisle müvekkili olan şirket yetkilisi ceza davası açıldığını ve mahkumiyet kararı verildiğini, açılan bu davanın müvekkili açısından mücbir sebep oluşturduğunu, müvekkili şirket tarafından sahada mera çıkması sebebiyle mera cins değişikliği talebinin İl Tarım Müdürlüğüne yapıldığını, Maden İşleri Genel Müdürlüğüne tahsis projesinin sunulduğunu, cins değişikliği yapılmadan alanda üretime devam edilmesinin suç teşkil edeceği ve bu durumun üretim yapılmamasında mücbir sebep olarak kabulünün gerektiğinden bahisle itiraz edildiği anlaşılmakla, itirazda değinilen üretim yapılmayan dönem ile ilgili idareye ruhsat sahibi tarafından yapılan müracaat olup olmadığı sorulduktan sonra, mahkemece çözümü uzmanlığı, özel ve teknik bilgiyi gerektiren idarî yaptırım konusunda mahallinde keşif de icra edilmek suretiyle alanında uzman kişilerden bilirkişi raporu aldırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla, gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Elazığ 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 28/01/2019 tarihli ve 2019/247 değişik iş sayılı kararının CMK'nin 309/4-b maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 19/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.