MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5846 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre, sanığın yokluğunda verilen hükmün, sanığın savunmasında bildirdiği adresi yerine daha önceden kanuni usullere göre tebligat yapılmayan başka bir adresine tebliğe çıkartıldığı ve tebliğ edilememesi üzerine aynı adrese Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ edildiği, ancak bu adrese daha önce usulüne uygun olarak yapılmış herhangi bir tebligat bulunmaması ve gerekçeli kararın öncelikle sanığın bilinen en son adresi olan kovuşturma aşamasında bildirdiği adrese tebliğe çıkartılması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle yapılan gerekçeli karar tebliği işleminin geçersiz olduğunun anlaşılması karşısında; sanığın eski hale getirme isteminin kabulü ile öğrenme üzerine yapmış olduğu temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanığın, ticari amaçla sahte bandrollü CD bulundurmak şeklinde kabul edilen eyleminin, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5846 sayılı Kanun'un 5101 sayılı Kanun ile değişik 81/9-3 ile karar tarihinde yürürlükte bulunan 5846 sayılı Kanun'un 5728 sayılı Kanun ile değişik 81/9. maddelerinde düzenlenen suça uyduğu ve 5237 sayılı TCK'nin 66/1-d maddesinde öngörülen 15 yıllık olağan dava zamanaşımına tabi olduğu anlaşılmakla, tebliğnamedeki zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşürülmesine ilişkin düşünceye iştirak edilmemiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında 5846 sayılı kanuna aykırılıktan açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, 24.03.2010 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve denetim süresinde yeniden suç işlemesi üzerine de temyize konu 23.05.2014 tarihli hükmün kurulduğu anlaşılmış ise de, açıklanan 24.03.2010 tarih, 2007/263 Esas ve 2010/41 sayılı gıyabi kararın tebliği için çıkarılan tebligatın sanığın tanınmadığından bahisle iade edilmesi üzerine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca tebliğ edilip anılan kararın kesinleştirmesinin yapıldığı ancak, sanığın savunmasında ''Huzurevleri Sıtkıgöral Caddesi Huzur Apt. Kat:4 No: 4 Kayapınar/Diyarbakır'' adresini beyan ettiği ve bu adrese hükmün tebliğe çıkarılmadığının anlaşılması karşısında, 24.03.2010 tarihli karar usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinden henüz kesinleşmediği ve CMK'nin 231/11. maddesindeki şartların oluşmadığı gözetilmeyerek açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
1- Hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanığın denetim süresi içinde işlediği kasıtlı bir suçtan dolayı mahkum olması üzerine, dosyayı ele alan mahkemece duruşma açılarak ve sanığın savunması alınarak CMK'nin 231/11. maddesine uygun olarak hükmün açıklanması gerektiği halde sanığın savunması alınmaksızın mahkumiyetine karar verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2- Anayasanın 141, CMK’nin 34 ve 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet savcısını ve herkesi inandıracak ve Yargıtay denetimine imkan verecek biçimde olması gerekir. Yargıtay’ın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapabilmesi için; kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ile mağdur ... tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi anlatımın ne gerekçeyle diğerine üstün tutulduğunun açık olarak hükmün gerekçesine yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdani kanı sonucunda sanığın hangi fiillerinin suç sayıldığı açıklandıktan sonra kabul edilen bu fiillerin hukuki nitelendirilmesinin yapılması, cezada artırım ve indirim gerektiren nedenlerin kanuni bağlamda tartışılması gerekirken, açıklanan bu hususlara uyulmayarak, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına atıf yapılarak gerekçesiz hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak sair yönleri incelenmeyen HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 28.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy