MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 298 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık ile mağdurun 30.03.2014 tarihinde yapılan seçimlerde muhtar adayı oldukları, suç tarihinde, mağdurun tanıklarla birlikte olduğu esnada, sanığın tanık ...'ı telefonla arayarak "...'e söyle ki Çat köyüne taraf gelsin, onun dişlerini kıracağım" şeklinde sözler söylemesinden ibaret somut olayda; her ne kadar mağdur ... bu görüşme nedeniyle oy kullanmaya gitmediğini beyan etmiş ve tanık ...’ın ifadesi de mağdur beyanı ile uyumlu ise de, sanığın eyleminin 298 sayılı Kanun’un 153/4. maddesinde ifade edildiği üzere “...oy kullanmaya gitmesine veya sandığın konulduğu bina, yapı veya bunların müştemilatına girmesine veya oy kullanmasına engel olmak amacıyla...” gerçekleştirilmiş olduğuna dair mağdur ve tanık beyanları dışında somut delil bulunmadığı, eylemin TCK’nin 106/1. maddesi uyarınca tehdit suçunu oluşturacağı gözetilmeden yerinde olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 23/10/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy