Üstünün bir şeyini çalmak ve hakikate muhalif resmi evrak tanzim etmek suçlarından sanık ...'ın, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 132, 134. maddeleri ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62. maddeleri gereğince iki kez 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kapatılan Kara Kuvvetleri Komutanlığı 7'nci Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 08/07/2014 tarihli ve 2013/2686 esas, 2014/701 sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 17/06/2019 gün ve 94660652-105-21-5587-2019-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/07/2019 gün ve 2019/65933 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Dosya kapsamına göre;
Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 18/06/2015 tarihli ve 2015/1808, 2015/27252 karar sayılı ilamı ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 19.02.2008 gün ve 2018/346-25 sayılı ilamında yer alan, "...Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkumiyet kararı olmadığı gibi, davayı esastan sonuçlandıran bir hüküm değildir." şeklindeki açıklamalar karşısında, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına karar verilmesinin sanık lehine kazanılmış hak teşkil etmeyeceği, ayrıca olağanüstü ve istisnaî kanun yolu olan kanun yararına bozmanın aleyhe tesir etmeme ve sonuca etkili bir durum meydana getirmeme yasağının da uygulama alanı bulamayacağı değerlendirilerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, sanığın adlî sicil kaydında kasıtlı bir suçtan Bakırköy 3. Çocuk Mahkemesinin 23/02/2010 tarihli ve 2009/112 esas 2010/127 sayılı kararına konu kasıtlı suçtan mahkûmiyetinin bulunması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/6-a bendinde yer alan, “Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,...” şartının gerçekleşmemiş olduğu gözetilmeden, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Yukarıda sözü edilen kanuni düzenlemeler karşısında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Kara Kuvvetleri Komutanlığı 7'nci Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 08/07/2014 tarihli ve Esas 2013/2686, Karar 2014/701 sayılı kararının CMK’nin 309/4-a maddesi uyarınca kanun yararına BOZULMASINA, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı CMK’nin 223. maddesinde tanımlanan ve davanın esasını çözen karar niteliğinde olmadığından müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, 16/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.