Https://youtu.be/...,https://youtu...,https://youtu.be/ ..., https://youtu.be/... adlı internet sitelerinde yayınlanan içerikler nedeniyle kişilik hakkının ihlâl edildiğinden bahisle ilgili ... vekili Avukat ... tarafından yapılan, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun uyarınca vâki erişimin engellenmesi isteminin reddine dair İzmir 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 23/11/2018 tarihli ve 2018/7030 değişik iş sayılı kararı aleyhine, Adalet Bakanlığı'nın 05/07/2019 gün ve 2019/6248 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17/07/2019 gün ve KYB. 2019/74387 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, ilgilinin vekili aracılığıyla yaptığı, ... isimli web sitesinde kişilik haklarını ihlâl edecek biçimde yayınlanan video içeriklerini kapsayan URL adreslerine erişimin engellenmesi talebinin, İzmir 2. Sulh Ceza Hâkimliğince, "belirtilen linklerden bir adet görüntünün açıldığı ve içerik itibariyle 5651 Sayılı Kanun'un 9. maddesinde belirtilen şartlar oluşmadığından" reddine karar verilmiş ise de; 09/11/2018 tarihli erişimin engellenmesi talebinde belirtilen URL adreslerinde bulunan içeriklere erişilip erişilemediği ve içeriklerin nelerden ibaret olduğu uzman bilirkişi vasıtasıyla tespit edilip, denetime esas olacak şekilde dosya arasına alındıktan sonra talep hakkında bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla,
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5651 sayılı Kanun'un 9/1. maddesi;
"(1) İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden gerçek ve tüzel kişiler ile kurum ve kuruluşlar, içerik sağlayıcısına, buna ulaşamaması hâlinde yer sağlayıcısına başvurarak uyarı yöntemi ile içeriğin yayından çıkarılmasını isteyebileceği gibi doğrudan sulh ceza hâkimine başvurarak içeriğe erişimin engellenmesini de isteyebilir."
5651 sayılı Kanun'un 9/4. maddesi;
"(4) Hâkim, bu madde kapsamında vereceği erişimin engellenmesi kararlarını esas olarak, yalnızca kişilik hakkının ihlalinin gerçekleştiği yayın, kısım, bölüm ile ilgili olarak (URL, vb. şeklinde) içeriğe erişimin engellenmesi yöntemiyle verir. Zorunlu olmadıkça internet sitesinde yapılan yayının tümüne yönelik erişimin engellenmesine karar verilemez. Ancak, hâkim URL adresi belirtilerek içeriğe erişimin engellenmesi yöntemiyle ihlalin engellenemeyeceğine kanaat getirmesi hâlinde, gerekçesini de belirtmek kaydıyla, internet sitesindeki tüm yayına yönelik olarak erişimin engellenmesine de karar verebilir." hükümlerini amirdir.
Buna göre, mahkemece erişimin engellenmesine karar verilmesi için başvuranın (varsa) dilekçesinde belirttiği URL adreslerini bildirmesi, ilgili içeriklere erişimin engellenmesi kararı için yeterli görülmektedir. İnternet yayın içeriğine erişimin halen mümkün olup olmadığı ve içeriklerdeki yayının kişilik haklarını ihlal eder boyutta olup olmadığının tespiti ve takdiri mahkemeye aittir. Ancak mahkemelerce her durumda internet yayını içeriğine ulaşılamayabilir. Bazen şikayet konusu olan internet yayın içeriklerinin herkesin erişimine veya paylaşımına açık olmadığı haller bulunabilir. Bu halde başvuranın dilekçesinde adı geçen ve kişilik hakkını ihlal ettiği iddia edilen içeriklere dair URL adreslerine erişimin mümkün olup olmadığının, içeriklerde kişilik haklarını ihlal eden bir kısım veya bölümün bulunup bulunmadığının tespiti için mahkemece bilirkişi incelemesi yapılması mümkündür. Ancak bazı internet yayın içeriklerine internet ortamına giren herkesçe erişilebilmesinin mümkün olduğu durumlarda, kişilik hakkının ihlal edilip edilmediği yönünde yapılacak tespitin bizzat mahkemece basit bir araştırmayla da ortaya konulması mümkün görülmektedir.
5651 sayılı Kanun'un 9. maddesinde, bir internet yayını içeriğine erişimin engellenmesi talebinde bulunabilmek için her hangi bir hak düşürücü süre belirtilmemiş, saldırı sürekli mahiyette değişerek veya sayıca artarak devam edebileceğinden mahkemeye başvurma sayısında bir sınır da getirilmemiştir. Öte yandan 5651 sayılı Kanun'un 9. maddesine göre sulh ceza hakimliklerinin görevi; internet ortamı üzerinde devam eden kişilik hakkı ihlalinin bir an önce bertaraf edilmesini sağlamaktır. Geçmişte yapıldığı iddia edilen ancak başvuru sırasında ortada bulunmayan kişilik hakkı ihlallerine dair mağdur olduğunu iddia edenlerin özel hukuk yollarına başvurmaları ve geçmişteki ihlali ispatlayabilmeleri her zaman mümkündür.
Kanun yararına bozma konusu somut dosya içeriğinde; başvuranın dilekçesinde, "www...com" adlı internet sosyal paylaşım sitesi üzerinde, belirtilen 4 değişik URL adresindeki videolarda kişilik haklarını ihlal eder mahiyette internet içeriklerinin bulunduğunu ve engellenmesini talep ettiği görülmektedir. Ancak yerel mahkemece yapılan araştırmada videoya veya kişilik hakkı ihlaline dair bir tespit yapılamamış, talep reddedilmiştir. Ancak başvuran vekili karara itirazında, dosyaya sunduğu flashdisk (harici bellek) içeriğindeki videolarda bu ihlalin belgesi olduğunu, buna göre bir an önce erişimin engellenmesi kararı verilmesi gerektiğini belirtmiştir. İtiraz reddedilmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalardan hareketle, mahkemelerin bırakın bir kişilik hakkı ihlalini bir internet yayını dahi tespit edemediği durumlarda, internet yayını içeriğine erişimin engellenmesine karar vermesi düşünülmeyecektir. 5651 sayılı Kanun bakımından önemli olan bu videonun gerçekte bulunup bulunmadığı değil, internet ortamında halen yayınlanıp yayınlanmadığıdır. Dolayısıyla, bilirkişi incelemesi suretiyle geçmişe dönük olarak bu adreslerde kişilik hakkı ihlali olup olmadığının tespiti ise erişimin engellenmesi tedbirinin konusu değildir. Mahkemece bilirkişi incelemesi yapılmasını zorunlu kılan bir tazminat veya özel hukuk yargılaması süreci de bulunmamaktadır.
Kanun yararına bozma incelemesinin yapıldığı tarihte de dilekçe üzerinde yazılı tüm URL adreslerinin internet ortamında sorgulanması sonucu; "videonun mahkeme kararı nedeniyle kullanılamadığı" şeklinde bir ibare ile karşılaşılmaktadır. Dolayısıyla başvuranın başka bir tarihte başka bir mahkemeye veya ilgili sosyal paylaşım sitesine başvurarak video hakkında erişimin engellenmesi veya içeriğin kaldırılması yoluna gittiği, bu nedenle videoya ulaşılamadığı da görülmektedir. Sonuç olarak mahkemelerce erişimin engellenmesi kararı verilebilmesi için bilirkişi incelemesi zorunlu bir delil olmamakla birlikte, bu hususun zaten mahkemenin takdirine bağlı bir husus olduğu, bu nedenle tek başına kanun yararına bozma sebebi de yapılamayacağı anlaşılmakla,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği, yukarıda yazılı nedenlerle yerinde görülmediğinden REDDİNE, 30/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.