MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi kararların niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1)Sanıklar hakkında belirlenen temel cezada TCK'nin 61. maddesi uyarınca teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulduğunun anlaşılması karşısında; hükümden sonra 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanunun 3/18. maddesinde değişiklik yapıldığı gözetilerek, sanıkların kaçak olarak ülkeye sokulan suça konu eşyayı ticari maksatla bulundurmak eyleminden dolayı 5607 sayılı Kanun'un 3/10. maddesindeki "Kaçakçılık suçunun konusunu oluşturan eşyanın akaryakıt ile tütün, tütün mamulleri, etil alkol metanol ve alkollü içkiler olması halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar yarısından iki katına kadar arttırılır, ancak bu fıkranın uygulanması suretiyle verilecek ceza üç yıldan az olamaz." şeklindeki düzenlemeye göre 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/5-10. maddeleri ile 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanunun 3/18. maddelerinin ilgili tüm hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Kanunun belirlenmesi zorunluluğu,
2)4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'da düzenlenmiş olan ve kısaca "tütün, tütün mamulleri ve alkol ürünlerinde bandrol, etiket, hologram, pul, damga ve benzeri işaret bulundurma zorunluluğuna aykırılık" olarak tanımlanan suçla korunan hukuki yarar, öncelikle tütün, tütün mamulleri ve alkol ürünlerinin ithali, satışı, üretimi, ticareti ve tüketiminin belirli kurallara bağlanılarak bireylerin yaşam haklarının güvenceye alınmasıdır. Bununla birlikte, bu ürünler üzerinde bulundurulması gerekli bandrol ve benzeri işaretlerle Devletin vergi, harç vb. Şekilde ortaya çıkan mali yararlarının da korunması amaçlanmaktadır. Bu itibarla tütün, tütün mamulleri ve alkol ürünlerinde bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaret bulundurma zorunluluğuna aykırılık suçlarının mağdurunun da Devletin yürüttüğü kamu hizmetlerinden yararlanan ve yaşam hakkını koruma yükümlülüğü altındaki bireylerden oluşan toplum olduğu cihetle;
UYAP ortamında yapılan araştırmada sanık ... hakkında 10/04/2013 tarihinde işlediği aynı suç nedeniyle açılan kamu davası üzerine Adana 18. Asliye Ceza Mahkemesi'nce verilen 2013/492 Esas ve 2013/575 Karar sayılı hükmün incelenmek üzere Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 2016/380 Esasında derdest bulunduğunun anlaşılması karşısında;
Anılan dosyanın akıbetleri araştırılarak, mümkün ise iş bu dava ile birleştirilmesi, suç ve iddianame tarihleri dikkate alınıp hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmek suretiyle sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işleyip işlemediğinin ve hakkında TCK'nin 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması zorunluluğu,
3)Sanık ... hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3/10. maddesinden cezalandırılması talebi ile dava açılmış olup, CMK'nin 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan, 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi,
4)Sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin gerekçesinde alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle ceza tayin edildiği belirtilmesine karşın hüküm fıkrasında alt sınırdan ceza tayin edildiği belirtilmek suretiyle çelişkiye yol açılması,
5)Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. Sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
6)Adli sicil kaydına göre mükerrir olan sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nin 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
7)Dava konusu gümrük kaçağı sigaraların 5607 sayılı Kanunun 13/1. madde yollamasıyla TCK'nin 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
8)Ele geçen gümrük kaçağı eşyanın tür ve miktarı ile dava konusu eşyanın taşınması için araç kullanılmasının zorunlu olduğu ayrıca dava konusu eşya ve nakil vasıtasının değerleri dikkate alındığında nakil vasıtasının müsaderesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurmayacağı bu nedenle TCK’nin 54/3. maddesi uyarınca hakkaniyete de aykırı bir yanın bulunmadığı anlaşıldığından sanık ...'ın ek savunması alınarak dava konusu nakli vasıtasının müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
9)Katılan İdare lehine hükmedilen vekalet ücretinin sanıklardan alınması yerine "sanıktan" alınmasına karar verilerek infazda tereddüt oluşturacak şekilde karışıklığa neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanıklar ile katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, tebliğnameye uygun olarak, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 11/11/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy