4733 sayılı Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’a muhalefet suçundan sanık ...'in, anılan Kanun’un 8/4, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 ve 52. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 2.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/03/2013 tarihli ve 2012/878 esas, 2013/227 sayılı kararı ile adı geçen sanığın aynı suçtan 4733 sayılı Kanun’un 8/4, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43/1, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 6 ay 7 gün hapis ve 500,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/02/2014 tarihli ve 2012/1170 esas, 2014/217 sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığı'nın 17.07.2019 gün ve 94660652-105-06-7766-2019-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekinde bulunan değişik iş dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 03.08.2019- gün ve KYB-2019/80844 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmek okundu.
Anılan ihbarnamede ;
Dosya kapsamına göre, Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/878 esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 08/12/2011, iddianame düzenleme tarihinin ise 30/03/2012 olduğu, Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/1170 esas sayılı dosyasındaki suç tarihlerinin 31/12/2011 ve 11/12/2011, iddianame düzenleme tarihinin ise 09/05/2012 olduğu, her üç suçun da ilk iddianamenin düzenlenme tarihinden önce işlendiği ve hukukî kesinti olmadığı, anılan iki dosyada da sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette olduğu dikkate alınarak, bu eylemlerin bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından, dosyaların birleştirilmesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeksizin her bir eylem için ayrı ayrı ceza verilmesinde isabet görülmemiştir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/03/2013 tarihli ve 2012/878 esas, 2013/227 sayılı kararı ile Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/02/2014 tarihli ve 2012/1170 esas, 2014/217 sayılı kararının bozulması lüzumu isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Yukarıda adı geçen sanık hakkında, Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 03.02.2016 tarihinde, kanun yararına bozmaya konu dava dosyalarıyla aynı suçtan açılan kamu davasında verilen 2015/1691 E., 2016/135 K. sayılı mahkumiyet hükmünün, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 26.11.2018 tarihli, 2018/8323 E., 2018/13213 K. sayılı ilamıyla;
Sanık hakkında kanun yararına bozmaya konu edilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği anlaşılan Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/03/2013 tarihli ve 2012/878 esas, 2013/227 karar sayılı ve 27/02/2014 tarihli ve 2012/1170 esas, 2014/217 karar sayılı kararlarıyla, temyize konu edilen karara esas dava dosyaları arasında, TCK'nin 43/1. maddesi gereği zincirleme suç hükümlerinin uygulanma şartı bulunduğu cihetle, adı geçen dosyalar hakkında kanun yararına bozma yoluna gidilerek sonucuna göre her üç dava dosyasının birleştirilerek sanığın suça konu üç eylemi hakkında bir dava dosyasından karar verilmesi gerektiğinden bahisle temyize konu kararın bozulmasına karar verildiği,
Bozma ilamı üzerine, Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 2019/7 E. (yeni) dava dosyası üzerinden bozma ilamına uyularak kanun yararına bozma talebinde bulunulması için Adalet Bakanlığına başvurulduğu, davanın derdest olduğu, dosyaların birleştirilerek görülmesi için kanun yararına bozma talebinin sonucunun beklendiği görülmektedir.
Yukarıda sözü edilen ve aynı sanık hakkında istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karara konu dava dosyalarında yapılan incelemede; sanığın üç farklı kaçakçılık eylemini değişik tarihlerde aynı mağdura karşı işlediği ve dosyalar arasında TCK'nin 43/1. maddesinin uygulama şartlarının gerçekleştiği anlaşılmakla,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği, yukarıda yazılı nedenle yerinde görüldüğünden, Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.03.2013 tarihli ve 2012/878 esas, 2013/227 karar ile yine Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/02/2014 tarihli ve 2012/1170 esas, 2014/217 karar sayılı kararlarının, CMK’nin 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedeni, yerel mahkemece başka bir mahkemenin dosyasına yönelik olarak birleştirme kararı alınmasına dair olmakla, sanık hakkında işin esasını çözmeyen nitelikte olduğundan, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince, Yargıtay Yüksek 7. Ceza Dairesinin 26.11.2018 tarihli, 2018/8323 E., 2018/13213 K. sayılı bozma ilamı da göz önünde bulundurularak yerine getirilmesine, 12.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy