ICA IC İçtaş Astaldı Üçüncü Boğaz Köprüsü ve Kuzey Marmara Otoyolu Yatırım ve İşletme Anonim Şirketinin işletmiş olduğu Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu’ndan ücretsiz geçiş yapıldığından bahisle, anılan şirket tarafından ödenmesi talep edilen ihlalli geçiş ücreti ve ceza bedelinin iptaline dair yapılan başvurunun kabulü ile ... plakalı araca kaçak geçişlerden dolayı düzenlenmiş idari para cezasının tamamının kaldırılmasına dair Bakırköy 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 23/02/2018 tarihli ve 2018/493 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 17/07/2019 gün ve 5239 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekinde bulunan dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03/08/2019 gün ve KYB-2019-80861 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, her ne kadar Bakırköy 1. Sulh Ceza Hâkimliğince ilgili şirket tarafından ... plakalı araca kaçak geçişlerden dolayı düzenlenmiş idari para cezasının tamamının kaldırılmasına karar verilmiş ise de; ilgili şirket tarafından kabahatliler hakkında düzenlenmiş bir idari yaptırım kararı veya tutanağının bulunmadığı, yalnızca kabahatlilerin ücretsiz geçiş yaptığı tarihlere ve bu geçiş sebebiyle ödenmesi gereken miktarlara ilişkin tablonun olduğunun anlaşılması karşısında, Sulh Ceza Hakimliğince herhangi bir miktar belirtilmeksizin ... plakalı araca kaçak geçişlerden dolayı düzenlenmiş idari para cezasının tamamının iptaline ilişkin talebin reddi yerine kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla, gereği görüşülüp düşünüldü;
5326 saylı Kabahatler Kanunu'nun " Yaptırım türleri" başlıklı 16. maddesi " (1) Kabahatler karşılığında uygulanacak olan idarî yaptırımlar, idarî para cezası ve idarî tedbirlerden ibarettir.
(2) İdarî tedbirler, mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirlerdir." hükümlerini,
Aynı Kanun'un " İdari yaptırım kararı verme yetkisi" başlıklı 22. maddesi "(1) Kabahat dolayısıyla idarî yaptırım kararı vermeye ilgili kanunda açıkça gösterilen idarî kurul, makam veya kamu görevlileri yetkilidir.
(2) Kanunda açık hüküm bulunmayan hallerde ilgili kamu kurum ve kuruluşunun en üst amiri bu konuda yetkilidir.
(3) İdarî kurul, makam veya kamu görevlileri, ancak ilgili kamu kurum ve kuruluşunun görev alanına giren yerlerde işlenen kabahatler dolayısıyla idarî yaptırım kararı vermeye yetkilidir.
(4) 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun yer bakımından yetki kuralları kabahatler açısından da geçerlidir. " hükümlerini,
Yine aynı Kanun'un " Başvurunun incelenmesi" başlıklı 28/1. maddesi ise, " (1) Başvuru üzerine mahkemece yapılan ön inceleme sonucunda;
a) Yetkili olmadığının anlaşılması halinde dosyanın yetkili sulh ceza mahkemesine gönderilmesine,
b) Başvurunun süresi içinde yapılmadığının, başvuru konusu idarî yaptırım kararının sulh ceza mahkemesinde incelenebilecek kararlardan olmadığının veya başvuranın buna hakkı bulunmadığının anlaşılması halinde, bu nedenlerle başvurunun reddine,
c) (a) ve (b) bentlerinde sayılan nedenlerin bulunmaması halinde başvurunun usulden kabulüne,
Karar verilir." hükümlerini amirdir.
3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun kapsamında özel hukuk tüzel kişisi olan ICA IC İçtaş Astaldi Üçüncü Boğaz Köprüsü ve Kuzey Marmara Otoyolu Yatırım ve İşletme A.Ş. tarafından işletilen Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolundan ücretsiz geçiş yapıldığından bahisle muteriz hakkında geçiş ücreti ile birlikte para cezası uygulanması yaptırımına karşı Sulh Ceza Hakimliği nezdinde itiraz edilemeyeceği, muteriz hakkında tesis edilen idari yaptırımın 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 22. maddesinde sayılı merci ve makamlar tarafından tesis edilen bir idari yaptırım kararı olmadığının açık olduğu, zira 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun uyarınca otoyol işletme haklarının özel hukuk tüzel kişisine devredilmesinin anılan tüzel kişiyi 5326 saylı Kabahatler Kanunu'nun " İdari yaptırım kararı verme yetkisi" başlıklı 22. maddesinde belirtilen idarî kurul, makam veya kamu görevlileri kapsamına dahil ettiği şeklinde yorumlanamayacağı, taraflar arasındaki husumetin hukuk mahkemeleri tarafından incelenip karara bağlanması gereken bir husus olduğunun kabulü gerekeceği,
Dosyayı itiraz üzerine inceleyen Bakırköy 1. Sulh Ceza Hâkimliği'nce başvuru konusu idarî yaptırım kararının sulh ceza hakimliğinde incelenebilecek kararlardan olmadığı gerekçesi ile başvurunun reddine dair karar verilmesi gerekirken işin esasına girmek suretiyle itirazın kabulü ile idari yaptırımın kaldırılmasına dair verdiği kararın usul ve yasaya aykırı olup,
Ayrıca;
5271 sayılı CMK'nin 3/1.maddesinde "mahkemelerin görevleri kanunla belirlenir" denilmek suretiyle önemli bir ilkeye yer verilmiştir. Görev konusu kamu düzenini ilgilendirdiğinden mahkemelerce resen gözetilir.
1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununda görevsiz mahkemece yapılan işlemler ve verilen kararların hukuki sonuçları konusunda açık bir düzenleme olmaması uygulamada tereddütlere yol açmış, gerek doktrinde gerekse de yerleşik mahkeme kararlarında sadece görevsizlikten dolayı yapılan işlem veya verilen kararın yok sayılamayacağı, yasal bir işlemle ortadan kaldırılıncaya kadar hüküm ifade edecekleri kabul edilmiştir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 7/2.maddesinde "Yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında görevli olmayan hakim veya mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür." denilerek konuya açıklık getirilmiştir.
Bu düzenleme görevli olmayan Adli Yargı İlk Derece Ceza Mahkemelerince verilen kararları kendi içinde hükümsüz kılmaktadır.
Hukuken geçersiz olan bir karar da davanın esasını çözen karar olarak nitelendirilemez.
Her ne kadar, 26.10.1932 tarih ve 2/12 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı "yazılı emir ile bozulan mahkeme hükmü davanın esasını çözümlüyorsa yargılamanın tekrarlanmaması, davanın esasını çözümlemiyorsa yargılamanın tekrarlanması gerekir" şeklinde ise de; itiraza konu eylemde sulh ceza mahkemesince verilen karar hüküm niteliğinde olmadığı gibi yargılama yapılmak suretiyle değil evrak üzerinde inceleme yapılmak suretiyle verilmiş bir karar olup, görevli hukuk mahkemesince yeniden yapılacak muhakeme yargılamanın yeniden tekrarlanması anlamına da gelmeyecektir.
Açıklanan nedenlerle Sulh Ceza Hâkimliğinin kararı hukuken geçerli ve davanın esasını çözen bir karar niteliğinde olmadığından;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği bu nedenle yerinde görüldüğünden, Bakırköy 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 23/02/2018 tarihli ve 2018/493 değişik iş sayılı kararının CMK'nin 309/4-a maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine,10/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy