3213 sayılı Maden Kanunu’na muhalefet eyleminden dolayı kabahatli ... İnşaat Hafriyat ve Tic. Ltd. Şti. hakkında, anılan Kanun’un 12/5. maddesi gereğince Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğünün 30/01/2014 tarihli ve 99545775/400382 sayılı idarî para cezası karar tutanağı ile uygulanan 606.611,00 Türk lirası idarî para cezasına yönelik başvurunun kısmen kabulü ile idari para cezasının 606.323,92 Türk lirası olarak belirlenmesine dair Adana 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 10/10/2016 tarihli ve 2016/1337 değişik iş sayılı kararına vaki itirazın reddine ilişkin Adana 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin 04/11/2016 tarihli ve 2016/5206 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 23/07/2019 gün ve 94660652-105-01-7196-2018-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekinde bulunan dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04/08/2019 gün ve KYB-2019/81250 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
1-Muteriz vekili tarafından Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nün 16/02/2015 tarih 99545757/400309-33974 sayılı 606.611,00 TL idari para cezasının iptali talep edilmesine karşın, kararda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nün 30/01/2014 tarih 99545775/400382 sayılı 606.611,00 TL idari para cezası hakkında hüküm kurulmasında,
2- Kabule göre de, benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 26/12/2016 tarihli ve 2016/3286 esas, 2016/23882 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun “Zaman bakımından uygulama” başlıklı 5/1. maddesinin, “26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümleri kabahatler bakımından da uygulanır.” şeklinde, 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesinin, “(1)İşlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. İşlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı da kimse cezalandırılamaz ve hakkında güvenlik tedbiri uygulanamaz. Böyle bir ceza veya güvenlik tedbiri hükmolunmuşsa infazı ve kanuni neticeleri kendiliğinden kalkar. (2) Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” şeklinde düzenlenmiş olup, 3213 sayılı Maden Kanunu’nun 24/06/2010 tarihinde yürürlüğe giren 5995 sayılı Maden Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 6. maddesi ile değiştirilen 12/5. maddesindeki “Ruhsatı olmadan veya başkasına ait ruhsat alanı içerisinde üretim yapıldığının tespiti halinde faaliyetler durdurularak üretilen madene mülki idare tarafından el konulur. Bu fiili işleyenlere, bu fıkra kapsamında üretilmiş olup el konulan ve el konulma imkanı ortadan kalkmış olan tüm madenin ocak başı satış bedelinin üç katı tutarında idari para cezası uygulanır. Ruhsat alanında ruhsat grubu dışında üretim yapıldığının tespiti halinde faaliyetler durdurularak üretilen madene mülkî idare amirliklerince el konulur. Bu fiili işleyen kişilere, bu fıkra kapsamında üretilmiş olup el konulan ve el konulma imkânı ortadan kalkmış olan tüm madenin, ocak başı satış bedelinin iki katı tutarında idari para cezası uygulanır. El konulan madenler, mülki idare amirliklerince satılarak bedeli il özel idaresi hesabına aktarılır.” şeklindeki düzenlemede yer alan, "üç katı” şeklindeki ibarenin 04/02/2015 tarihli ve 6592 sayılı Kanunun 8. maddesiyle,“iki katı” şeklinde değiştirildiği, muteriz şirket hakkında ise ruhsat alanı dışında üretim yapmak eylemi nedeniyle idari yaptırım karar tarihinde yürürlükte olan 3213 sayılı Kanun'un 12/5. maddesindeki “el konulma imkânı ortadan kalkmış olan tüm madenin, ocak başı satış bedelinin üç katı” dikkate alınarak idari para cezasının belirlendiği, 3213 sayılı Kanun'un 12/5. maddesinde 6592 sayılı Kanunla yapılan değişiklik ile kabahatlerin zaman bakımından uygulanmasına dair yasal düzenlemeler dikkate alınarak, itirazın bu yönden kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla, gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemini içeren ihbarnamesinde yer alan 1 nolu bendi yönünden yapılan incelemede;
Kabahatli şirketin başvuru dilekçesinde 16/02/2015 tarihli ve 99545757/400309-33974 sayılı 606.611,00 TL idari para cezasının kaldırılması talep edilmiş ise de anılan yazının, kabahatli şirkete verilen 30/01/2014 tarihli ve 400382 sayılı 606.611,00 TL idari para cezasının ödenmemesi üzerine, tahsili amacıyla... Vergi Dairesi Başkanlığına intikal ettirilmesine ilişkin olduğu, kabahatli şirketin kaldırılmasını talep ettiği idari para cezasının 30/01/2014 tarihli ve 400382 sayılı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma isteminin bu yönden REDDİNE,
II) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemini içeren ihbarnamesinde yer alan 2 nolu bendi yönünden yapılan incelemede;
İtiraz merci tarafından kararın verildiği 04/11/2016 tarihi dikkate alındığında, 18/02/2015 gün 29271 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6592 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile 3213 sayılı Kanun'un 12/5. maddesinde değişiklik yapıldığı, anılan Kanunun 12/5. maddesi uyarınca idari para cezasının madenin ocak başı satış bedelinin (3 katı yerine) "2 katı üzerinden" uygulanacağının hükme bağlandığı ve lehe hüküm getiren anılan Kanun'un karar tarihinde yürürlükte olduğu anlaşılmakla;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Adana 7. Sulh Ceza Hakimliğinin 04/11/2016 tarihli ve 2016/5206 değişik iş sayılı kararının CMK’nun 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, idari para cezalarının; 6592 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile değişik 3213 sayılı Kanun'un 12/5. maddesi gereğince ocak başı satış bedelinin iki katı olan 404.215,95 Türk Lirasına indirilmesine, karardaki diğer hususların aynen saklı tutulmasına, 18/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy