4857 sayılı İş Kanunu'na aykırılık eyleminden dolayı ... Kargo Yurtiçi Yurtdışı Taşımacılık A.Ş. hakkında, anılan Kanun’un 102/c ve 104. maddeleri uyarınca 22.859,00 Türk lirası idari para cezası uygulanmasına dair Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü...Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün 20/09/2018 tarihli ve 43422173- 309.3-42038 sayılı idari yaptırım kararına karşı yapılan başvurunun reddine ilişkin İstanbul 7. Sulh Ceza Hakimliğinin 09/01/2019 tarihli ve 2018/4701 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliğinin 29/01/2019 tarihli ve 2019/721 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 22/07/2019 gün ve 94660652- 105-34-11279-2019-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekinde bulunan dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04/08/2019 gün ve 2019/81239 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, kabahatliye ait iş yerinde yapılan teftiş neticesinde müfettişler tarafından işçilerin fazla çalışma ücretlerinin eksik yatırıldığından bahisle ... Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünce tanzim edilen idari yaptırım kararına karşı yapılan başvuru üzerine Hakimlik tarafından anılan olaya ilişkin olarak bilirkişi raporu aldırılması üzerine İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 09/01/2019 tarihli kararı ile "bilirkişi raporunda fazla mesai yaptırıldığı, fazla mesai ücretinin ödenmediği iddia edilen işçilerinin tümünün ifadesinin alınmadığı, sadece 11 işçinin ifadesine başvurulduğu, alınan ifadelerin incelenmesinden şube bazında haftalık çalışma sürelerinin belirlendiği ve ücret bordrolarında tahakkuk ettirilen sürelerden daha fazla sürelerle fazla çalışma yapıldığı ve fazla mesai ücretlerinin eksik ödendiği kanaatine ulaşıldığı, buna karşın bilirkişi raporunun sonuç kısmında... Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü tarafından uygulanan idari para cezasının yasa ve usule aykırı olduğu, idari para cezasının soyut iddialara dayalı olduğu ve mesnetsiz olduğu yönündeki itirazların yerinde olduğundan bahsedildiği, bu haliyle bilirkişi raporunda çelişki bulunduğu ve bilirkişi raporunun bağlayıcı olmadığı" gerekçe gösterilerek itirazın reddine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, her ne kadar hukuki nitelendirme hakime ait olup, bilirkişi raporunun bağlayıcı bir niteliği bulunmamakta ise de, anılan Hakimliğin 09/01/2019 tarihli kararında bilirkişi raporunun açıklama kısmı ile sonuç kısmı arasında çelişki olduğu hususu gerekçe olarak gösterilerek kabahatlinin itirazının reddine dair karar verildiği cihetle, bu husustaki çelişkinin giderilmesi amacıyla dosyanın bir bilirkişiye tevdii edilerek yeni bir bilirkişi raporu aldırılması gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla, gereği görüşülüp düşünüldü;
Olağanüstü kanun yolu olan ve öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozmanın amacı hakim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen kararların Yargıtay’ca incelenmesini, buna bağlı olarak da kanunların uygulanmasında ülke sathında birliğe ulaşmak, hakim veya mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkları toplum ve birey açısından hukuk yararına gidermektir.
Olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma müessesesinin konusunu oluşturabilecek kanuna aykırılık halleri, olağan kanun yolu olan temyiz nedenlerine göre dar ve kısıtlı tutulduğunda kesin hükmün otoritesi korunmuş olur.
26.10.1932 gün ve 29/12 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve bu karar esas alınmak suretiyle verilen Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Özel Dairelerin süreklilik arz eden kararlarında belirtildiği üzere, kabul edip etmemenin hakim veya mahkemenin takdirine bağlı olduğu istekler hakkında verilen kararlar ile kanıtların değerlendirilmesine ve şahsi hakka ilişkin kararlar kanun yararına bozma konusu olamaz.
Mahkemece kanun yararına bozma isteminde ileri sürülen nedenler yönünden dosya kapsamında tüm deliller tartışılıp takdir edilmek suretiyle karar verildiği ve delil takdiri yapılarak verilen kararlar aleyhine kanun yararına bozma yoluna gidilemeyeceğinden;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 25/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy