MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5809 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Beraat
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Mahkemeye gelmemiş olan sanıklar hakkında duruşma yapılamayacağına ilişkin temel kuralın istisnalarından biri olarak öngörülen ve ancak derhal beraat kararı verilebilecek hallerle sınırlı olarak uygulama alanı bulunan 5271 sayılı CMK’nin 193. maddesine muhalefet edilerek duruşmada hazır olmayan ve sorgusu yapılmayan sanıklar ..., ... ve ...’ın savunmaları alınıp, sonucuna göre hukuki durumun tayin ve takdiri gerekirken, bu hususa uyulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Sanıklar ..., ... hakkında ise, 5809 sayılı Kanun'un 56/4. maddesi kapsamında "...işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi..." sıfatıyla, yine aynı maddede geçen "...Abonelik tesisi veya işlemi yapma, gerçeğe aykırı evrak düzenleme, değişiklik yapma ve bu evrakları kullanma..." seçimlik fiillerini işlediğinin ve sahte abonelik tesisi gerçekleştirdiğinin iddia edildiği kamu davasında, suçun sübutu bakımından, sanığın adı geçen sözleşmeyi mutlaka kendi el yazısıyla düzenleyip imzalaması şartı aranmadığı, adı geçen evrakta, değişiklik yapmak veya gerçek dışı hazırlanan evrakı kullanmak fiillerinden herhangi birini gerçekleştirmesi, abonelik sözleşmesi hazırlamak dışında herhangi bir abonelik tesisi veya işlemi yapması veya yaptırması halinde de suçun maddi unsurlarının oluştuğu kabul edilebilecektir.
Yapılan açıklamalar ışığında; sanıkların sözleşmelerin düzenlendiği bayiiler olan sırasıyla ... İletişim ve ... İletişim’in yetkilisi ve temsilcisi olduklarını kabul etmeleri, abonelik sözleşmeleri üzerinde sanıkların adlarının yazılı olduğu kaşelerinin bulunması karşısında, mahkumiyetlerine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi,
3- Sanık ... hakkında kurulan hükme ilişkin olarak; sanığın eyleminin 5809 sayılı Kanun'un 56/4 maddeleri delaletiyle 63/10.maddesinde öngörülen suçu oluşturduğu iddiasıyla açılan kamu davasında, sanığın sözleşmenin düzenlendiği bayii olan ... İletişim’in yetkilisi ve temsilcisi olduğunu kabul etmesi, abonelik sözleşmeleri üzerinde adının yazılı olduğu kaşesinin bulunması karşısında, suçun sübuta erdiğinin kabulü ile, atılı suçun alt ve üst sınırları göz önüne alındığında 5237 sayılı Kanun'un TCK'nin 75. maddesi gereği ön ödemeye tabi suçlardan olduğu anlaşılmakla, soruşturma aşamasında yetkili Cumhuriyet savcısı tarafından ön ödeme işlemi usulünce tebliğ edilmeden hakkında kamu davası açılan sanık hakkında, anılan maddede yazılı adli para cezasının alt sınırından hesaplanarak belirlenecek miktar üzerinden ön ödeme teklifinde bulunulmasıyla aynı maddede yazılı 10 günlük süre içinde ön ödeme şartının yerine getirilmesi beklenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve katılanın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca sanıklar ..., ... ve ... bakımından sair yönler incelenmeksizin, BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 25/09/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy