Nafaka hükümlerine uymamak suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonucunda unsurları itibariyle suçun oluşmadığı gerekçesiyle sanığın beraatine dair İstanbul Anadolu 7. İcra Ceza Mahkemesinin 02/05/2017 tarihli ve 2016/367 esas, 2017/224 sayılı kararına karşı müşteki vekili tarafından yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin mercii İstanbul Anadolu 8. İcra Ceza Mahkemesinin 05/09/2017 tarihli ve 2017/161 değişik iş sayılı kararı aleyhine, Adalet Bakanlığı'nın 26/07/2019 gün ve 2019/ 7126 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06/08/2019 gün ve KYB. 2019 / 81928 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 271/4. maddesinde yer alan "Merciin, itiraz üzerine verdiği kararları kesindir;..." şeklindeki düzenleme karşısında, anılan merciin kesin kararından sonra verilen, İstanbul Anadolu 7. İcra Ceza Mahkemesinin 10/04/2018 tarihli ve 2017/447 esas, 2018/164 sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan itirazın kabulüne dair İstanbul Anadolu 8. İcra Ceza Mahkemesinin 10/07/2018 tarihli ve 2018/50 değişik iş sayılı kararlarının hukukî değerden yoksun olduğu gözetilerek yapılan değerlendirmede;
1-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 268/1. maddesinde yer alan, “Hâkim veya mahkeme kararına karşı itiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde 35 inci maddeye göre ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren yedi gün içinde kararı veren mercie verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır…” şeklindeki düzenleme karşısında, İstanbul Anadolu 7. İcra Ceza Mahkemesinin 02/05/2017 tarihli sanık hakkındaki beraat kararının 02/05/2017 günlü duruşmada müşteki vekilinin yüzüne karşı verildiği ve bu karara 7 günlük yasal süresinden sonra 07/08/2017 havale tarihli dilekçe ile itiraz edildiği anlaşıldığından, söz konusu karara karşı yapılan itirazın usûl yönünden reddine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde,
2- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 271/2. maddesi uyarınca, itirazı yerinde gören merciin, aynı zamanda itiraz konusu hakkında da bir karar vermesi gerektiğinin gözetilmemesinde,
İsabet görülmediği, gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla,
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık hakkında 2004 sayılı İİK'nin "Nafakaya ilişkin kararlara uymayanların cezası" başlıklı 344. maddesinde düzenlenen suçtan dolayı şikayette bulunulduğu anlaşılmakla,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kanun yararına bozma istemine konu edilen karar, Yargıtay Kanunu'nun 14. maddesine ve Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 30/01/2019 ve 2019/1 sayılı iş bölümünde 12. Hukuk Dairesi başlığı altında 8. maddede belirtilen "2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nu 16. Babında 331 ila 354'üncü maddeleri arasında düzenlenen suçlar hakkında verilen hüküm veya kararlar"dan olmakla inceleme görevi Yargıtay Yüksek (12). Hukuk Dairesine ait bulunduğundan Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın anılan daireye GÖNDERİLMESİNE, 16/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy