MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5188 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesinde, sanığın üzerine atılı beş ayrı suç oluşturan eylem olduğu kabulünden hareketle, temyize konu hükmün, ceza miktarı itibariyle temyiz sınırının altında kaldığı yönündeki düşünceye;
Sanığın 17.07.2014 günü işe başlayan beş özel güvenlik görevlisini ilgili Valiliğe aynı dilekçede bildirirken yaptırmayı unuttuğu mali sorumluluk sigortasını, beş güvenlik görevlisi için de bir gün sonra 18.07.2014 günü yaptırması yönündeki eyleminin, 5188 sayılı Kanun'un 19/d. maddesinde bir çarpan miktarı olarak öngörülen 150 gün adli para cezasının, sigortasız güvenlik işçisi sayısıyla çarpılması sonucu bulunacak sonuç ceza ile cezalandırılması gerekirken,
Sanığın suç tarihindeki eylemi, beş farklı eylem olarak ve eyleme konu güvenlik görevlileri ise suçun mağduru gibi değerlendirilerek sanık hakkında beş farklı kesin nitelikli hüküm kurulması suretiyle mahkemece CMK'nin 230/1-c maddesinde yazılı esaslara (sanığın sabit görülen fiilinin nitelendirilmesi) açıkça aykırı hareket edilerek, Kanun'da öngörülen cezai yaptırımın hatalı şekilde belirlenmesi nedeniyle iştirak edilmemiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'un 19/1-d maddesi,
"Bu Kanun'un 21'inci maddesinde belirtilen özel güvenlik malî sorumluluk sigortasını yaptırmadan özel güvenlik görevlisi istihdam eden kişi; kurum, kuruluş veya şirketlerin yöneticileri istihdam ettikleri her kişi için yüzelli gün adlî para cezası ile cezalandırılır." hükmünü amirdir.
Kanun metninde öngörülen yaptırımda; "her kişi başına ... Adli para cezası verilir" veya "her güvenlik görevlisi için ayrı ayrı ... adli para cezası verilir" şeklinde bir belirlemede bulunulmamış, "her güvenlik görevlisi için 150 gün adli para cezası ile cezalandırılır." denilmiştir.
Buna göre; suçun maddi unsuru özel güvenlik mali sorumluluk sigortası yaptırılmadan özel güvenlik personeli istihdam etmektir. Hemen belirtmek gerekir ki, özel güvenlik "mali sorumluluk sigortası" yaptırılması ile özel güvenlik personelinin "iş ve sosyal güvenlik haklarından kaynaklı zorunlu sigorta" yaptırılması" farklı kavramlardır. Suçun faili, mali sorumluluk sigortası yaptırmadan özel güvenlik personeli istihdam eden kişi/lerdir. Suçun mağduru, sigortasız çalıştırılan güvenlik görevlileri değil (!), bundan dolayı zarar görme ihtimali (tehlike) altında bulunan kamudur, toplumdur. Suçun konusu, zorunlu mali sorumluluk sigortasıdır. Zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırılması ile ulaşılmak istenen amaç, dolayısıyla suçla birlikte korunan hukuki menfaat; özel güvenlikçilerin eylemleri sonucu meydana gelebilecek her türlü risk durumunda zarar görebilecek insanların (toplumun) doğacak zararlarının en baştan güvence (teminat) altına alınmasıdır. Suçun yaptırımı, suça konu zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırılmadan işe başlayan özel güvenlikçi sayısının, 150 gün miktarında adli para cezasıyla çarpılması sonucu bulunacak netice (sonuç) gün adli para cezasıdır.
Madde metninde kural olarak "hükmedilecek cezada özel bir artırım nedeni" öngörülmesi karşısında; suça konu edilen sigortasız güvenlikçilerin sadece sayısının çokluğu gözetilerek TCK'nin 61. maddesindeki artırım (teşdit) nedenlerinin veya şayet aynı suç farklı tarihlerde, arada bir maddi/ hukuki kesinti olmaksızın işlenseydi TCK'nin 43/1. maddesindeki zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı değerlendirilmiştir.
Yerel Mahkemece sanığın aynı gün beş güvenlik personelini, işyerinde mali sorumluluk sigortası yapmaksızın işe başlatması eylemi nedeniyle, sanık hakkında cezanın artırılarak verilmesi suretiyle 5x150 gün = 750 gün adli para cezasına hükmedilmesi gerekirken, sigortasız işe başlayan her özel güvenlikçi suçun mağduru gibi kabul edilip isimleri gerekçeli kararda ayrı ayrı sayılarak, her güvenlik personeli için Kanun'un 19/d maddesi gereği sanığa beş kez ayrı ayrı 150 gün adli para cezası verilmesi,
Sanığın işlediği sabit görülen fiilinin nitelendirilmesinde ve TCK'nin 61/8. maddesinde yazılı olan cezaların belirlenmesindeki artırım ve indirimin gün üzerinden yapılması kuralına aykırı hareket edilmesiyle, CMK'nin 230/1-c maddesinde belirtilen esaslara aykırı hareket edilerek, temyiz denetimini kısıtlayıcı mahiyette bir hüküm kurulması,
Kabule göre de;
1-) Hükmün sonuç kısmında, CMK'da öngörülen kanun yollarıyla açıkça çelişkili biçimde sanık hakkında verilen beş kez (ayrı) 3.000 TL adli para cezası içeren hükme karşı temyiz yolunun açık olduğunun gösterilmesi,
2-) TCK'nin "Takdiri indirim nedenleri" başlıklı 62. maddesi;
"(1) Fail yararına cezayı hafifletecek takdiri nedenlerin varlığı halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine, müebbet hapis; müebbet hapis cezası yerine, yirmibeş yıl hapis cezası verilir. Diğer cezaların altıda birine kadarı indirilir.
(2) Takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurulabilir. Takdiri indirim nedenleri kararda gösterilir." hükümlerini amirdir.
Mahkemece kurulan ve sanık hakkında beş ayrı adli para cezası içeren hükümde; sanığın ön ödeme ihtarına rağmen ödeme yapmamasının, sanık hakkında TCK'nin 62. maddesinde yazılı takdiri indirim uygulanmaması sebebi olarak gösterilmesi suretiyle, Kanun'da açıkça yazılı olmayan bir gerekçe gösterilerek sanık lehine takdiri indirim uygulanmaması,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 14/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy