MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Düşme
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre;
Of Kadastro Mahkemesinin 1992/32 Esas sayılı dosyasının sonucunun bekletici mesele yapıldığı, TCK'nin 67/1. maddesi uyarınca bekletici mesele kararının alındığı 24.12.2003 tarihi ile hüküm tarihi olan 17/09/2015 tarihleri arasında zamanaşımının durduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Suç tarihi itibariyle sanığa isnat edilen suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre davanın lehe olan 765 sayılı TCK'nin 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 5 yıllık olağan, 7 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi bulunması karşısında sanık savunmasının 14.03.2001 tarihinde alındığı ve ilk hükmün 04.07.2001 tarihinde verildiği zamanaşımının kesildiği 04.07.2001 tarihi ile inceleme tarihi arasında 765 sayılı TCK'nin 102/4. maddesinde belirtilen 5 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş bulunduğunun anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, CMUK'nin 322. maddesinin verdiği yetkiyle, 5271 sayılı CMK'nin 223/8. maddesi uyarınca gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle KAMU DAVASININ DÜŞMESİNE, 15/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy