MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 4733 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında 5607 sayılı Kanuna muhalefet iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, 25.07.2011 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve sanığın denetim süresinde yeniden suç işlemesi üzerine de temyize konu 09.07.2015 tarihli hükmün kurulduğu anlaşılmış ise de,
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği nazara alındığında, sanığın eyleminin 4733 sayılı Kanuna muhalefet suçunu oluşturup, bu suçtan doğrudan zarar görenin ise suç tarihi itibarıyla Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu olduğu, Gümrük İdaresi'nin davaya katılma hakkının olmadığı ve mahkemece katılmasına karar verilmesinin de yasa yollarını kullanma hakkını vermeyeceği,bu anlamda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 25.07.2011 tarihli, 2011/280 Esas ve 2011/807 Karar sayılı hükme yönelik anılan kurumun itiraz hakkının bulunduğu gözetilerek, yargılamaya katılma hakkı bulunan kurum olan Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu duruşmadan haberdar edilmeden yargılamanın sonlandırılması ve adı geçen kuruma hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin mahkemenin 25.07.2011 tarihli kararının tebliğ edilmemesi nedeniyle henüz kesinleşmediği ve deneme süresi başlamadığı cihetle, CMK'nin 231/11. maddesindeki şartların oluşmadığı gözetilmeden açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabüle göre ise;
1- Suç tarihi itibarıyla yürürlükte olan 4733 sayılı Kanun’un 8/4. maddesi yerine 5607 sayılı Kanun’un 3/5. maddesinden hüküm kurulması,
2- Uygulanması gereken 4733 sayılı Kanun çerçevesinde katılma hakkı bulunmadığı halde gümrük idaresinin davaya katılmasına karar verilerek lehine vekalet ücretine hükmolunması,
3- Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, tebliğnameye uygun olarak 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 03.12.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.