MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5607 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesine 11/01/2011 tarih ve 6099 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile eklenen “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır” hükmü nazara alındığında, sanığın aynı zamanda MERNİS adresi de olan ve kovuşturma aşamasındaki savunmasında bildirdiği adrese öncelikle Tebligat Kanunu’nun 10. ve 21/1. maddelerine uygun tebligat çıkartılarak tebliğ yapılamaması halinde aynı adrese “MERNİS” ibareli tebligat çıkartılması gerekirken doğrudan sanığın MERNİS adresine Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre yapılan gerekçeli karar tebligatı usulsüz olup sanığın temyiz talebinin öğrenme üzerine süresinde olduğu kabul edilerek 23.07.2015 tarihli temyiz isteminin reddine dair ek karar kaldırılarak yapılan incelemede,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Suça konu 9.680 paket (968 karton) sigara miktarına göre 5237 sayılı TCK'nin 61. maddesi uyarınca hükmedilen cezalarda teşdit uygulanması gerekirken eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Hükmün esasını oluşturan kısa kararda yargılama gideri miktarının kalemle sonradan yazıldığı onaylanmamış ise de; bu hususun mahallinde tamamlanması mümkün görülmüştür.
Ulusal Yargı Ağı (UYAP) kayıtlarında yer alan hükmün verildiği 02/12/2014 tarihli duruşma tutanağının son sayfası denetime imkan verecek şekilde dosyada bulunmamakta ise de; bu hususun mahallinde tamamlanması mümkün görülmüştür.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
2-Dava konusu gümrük kaçağı eşyanın TCK’nin 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken TCK’nin 54/1. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi
Bozmayı gerektirmiş ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, bu aykırılıklar yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CUMK’nin 322. maddesi uyarınca hükümden TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılıp, yerine "24/l1/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı iptal kararı da gözetilerek, kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, TCK'nin 53. maddesinin uygulanmasına,” ve "TCK’nin 54/4",eklenmesi suretiyle başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA 10.12.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.