MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 1632 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Mahkemece yerinde görülmeyen gerekçe ile sanık hakkında beraat kararı verilmişse de; 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 63/1. maddesinde düzenlenen yoklama kaçağı, bakaya, geç iltihak suretiyle bakaya ve saklı suçlarının oluşması için, daha evvelden 1111 sayılı Kanun'un 89. maddesi uyarınca hakkında verilen idari para cezasının kesinleşmesi gerektiği cihetle,
Kemaliye Kaymakamlığı İlçe Yazı İşleri Müdürülüğünce verilen 15/05/2014 tarihli ve 1241 Esas, 62 Karar nolu idari para cezası kararı ve tebliğ evrakında karara karşı 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümleri doğrultusunda başvurulabilecek kanun yolu, mercii ve süresinin belirtilmediği, 30/03/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun "Kararların Tebliği" başlıklı 26. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen, "idari yaptırım kararı, 11/02/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre ilgili kişiye tebliğ edilir. Tebligat metninde bu karara karşı başvurulabilecek kanun yolu, mercii ve süresi açık bir şekilde belirtilir." şeklindeki düzenleme de nazara alındığında, sanık hakkında kesinleşmiş idari yaptırım kararı bulunmadığı ve sanığa atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla, sanığın beraatine ilişkin hüküm sonucu itibariyle doğru olduğundan,
Eyleme ve yükletilen suça yönelik O Yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 27/11/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy