MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 1086 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa atılı suçun düzenlendiği 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun, 04/02/2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 450. maddesi ile tümüyle yürürlükten kaldırıldığı, aynı Kanun’un 398. maddesi ile sanığın üzerine atılı eylem suç olmaktan çıkartılarak disiplin hapsi yaptırımının öngörüldüğü, ayrıca Anayasa Mahkemesinin 11/07/2018 tarihli ve 2018/1 Esas, 2018/83 Kararı ile de anılan düzenlemenin iptal edildiği anlaşılmakla, üzerine atılı eylem TCK’nin 2. ve 5. maddeleri uyarınca suç olmaktan çıkarılan sanığın, beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak, BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 04/02/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy