MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi (Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla)
SUÇ : 5607 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanunla değişik 5607 sayılı Kanun’un 3/18. maddesinde belirlenen hapis cezasının üst haddinin 6 yıl olması; suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunla değişik 5607 sayılı Kanun’un 3/18 ve 3/10. maddeleri delaletiyle uygulanması gereken 3/5. maddede ise üst haddin 3 yıl olarak belirlenmesi ancak 3/10. maddenin “Kaçakçılık suçunun konusunu oluşturan eşyanın akaryakıt ile tütün, tütün mamulleri, etil alkol, metanol ve alkollü içkiler olması halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar yarısından iki katına kadar artırılır,....” düzenlemesi ve 5237 sayılı TCK’nin 66/3. maddesinin “Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâlleri de göz önünde bulundurulur.” hükmü karşısında atılı suç yönünden hapis cezasının üst haddinin altı yıl olacağı, bu itibarla 5237 sayılı TCK’nin 66/1-d bendine göre zamanaşımı süresinin onbeş yıl olduğu, aynı Kanun’un 66/2. maddesine göre, suç tarihinde ondört yaşında olan suça sürüklenen çocuk hakkında olağan zamanaşımı süresinin yedi yıl altı ay olacağı ve zamanaşımını son kesen sebep olan mahkumiyet hükmünden itibaren bu sürenin geçmediği anlaşılmakla tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Yükletilen suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
1- Çocuk Mahkemesi sıfatıyla yargılama yapıldığı gözetilmeksizin, katılan lehine, hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde Çocuk Mahkemeleri için belirlenen vekalet ücreti yerine Asliye Mahkemeleri için belirlenen vekalet ücretine hükmedilmesi,
2- Bandrolsüz olduğu hususunda itiraz ve tereddüt bulunmayan sigaralar ile ilgili keşif yapılarak sanık aleyhine sebep olmadığı yargılama giderine hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve suça sürüklenen çocuk ile müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, bu aykırılıklar yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 322. maddesi uyarınca hükmün vekalet ücretine ilişkin bölümdeki 1500,00 ibaresi 1.100 olarak değiştirilmek ve yargılama giderine ilişkin bölüm karardan tamamen çıkartılarak yerine “Suça sürüklenen çocuğun sebep olmadığı keşif gideri düşüldükten sonra kalan 16 TL’den ibaret yargılama giderinin 6183 sayılı Kanun'un 106. maddesinde belirlenen sınırın altında kalması nedeni ile 5271 sayılı CMK'nin 324/4. maddesi uyarınca kamu üzerinde bırakılmasına,” ibaresi yazılmak suretiyle, başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hükmün, tebliğnameye aykırı olarak, DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25/11/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy