MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5607 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER: Beraat, Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararların niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
I)Sanık ... hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Eyleme ve yükletilen suça yönelik katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
II)Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1)Gümrük kaçakçılığı suçlarında korunan hukuki yarar; Devletin egemenlik hakkının bir kısmı olarak ortaya çıkan kendi milli sınırları dahilindeki her türlü eşya giriş ve çıkışını kontrol etme ve düzenleme yetkisidir. Anılan fiiller ile devletin söz edilen egemenlik hakkının ihlali ile birlikte devletin vergilendirme hakkı ve mali yararlarını da ihlal ettiği kuşkusuzdur. Verginin ise devletin kamu hizmetlerini finanse etmek için toplumu oluşturan kişilerden zorunlu olarak alınan ekonomik değerler olduğu nazara alındığında gümrük kaçakçılığı suçlarının vergi kaybına sebep olması sonucu, kamu hizmetlerinin finansmanında güçlükler doğuracağı muhakkaktır. Bu itibarla, gümrük kaçakçılığı suçlarının mağdurunun da devletin yürüttüğü kamu hizmetlerinden yararlanan bireylerden oluşan toplum olduğu cihetle;
UYAP ortamında yapılan araştırmada sanık hakkında 01/12/2012 tarihinde işlediği aynı suç nedeniyle açılan kamu davası üzerine Nurdağı Asliye Ceza Mahkemesi'nce verilen 2014/46 Esas ve 2015/320 Karar sayılı hükmün ve yine sanık hakkında 16/05/2013 tarihinde işlediği aynı suç nedeniyle açılan kamu davası üzerine Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nce verilen 2013/506 Esas ve 2013/1177 Karar sayılı hükmün, Dairemizce incelenerek 25.11.2019 tarihinde bozulmasına karar verilmesi karşısında;
Anılan davalar ile iş bu dava birleştirilerek, suç ve iddianame tarihleri dikkate alınıp hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmek suretiyle sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işleyip işlemediğinin ve hakkında TCK'nin 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması zorunluluğu,
2)Sanık hakkında 16/05/2013 tarihinde işlediği aynı suç nedeniyle açılan kamu davası üzerine Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nce verilen 2013/506 Esas ve 2013/1177 Karar sayılı hükmün kesinleşmediğinin anlaşılması karşısında, söz konusu hükümle verilen cezanın iş bu temyize konu dosyadan mahsubuna karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
1)Dosya kapsamında yer alan olay tutanağı ve iddianameden suç tarihinin 20/05/2013 tarihi olduğunun anlaşılması karşısında gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 16/05/2013 olarak gösterilmesi,
2)Ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen TCK’nin 43/1. maddesi uyarınca cezada arttırım yapılmak suretiyle, 5271 sayılı CMK'nin 226. maddesine aykırı davranılması,
3)Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
4)Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/506 Esas ve 2013/1177 Karar sayılı dosyasının iş bu dosya ile birleştirilmesine karar verilmediğinin anlaşılması karşısında katılan idare lehine eksik vekalet ücreti tayin olunması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ile katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, tebliğnameye uygun olarak 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 25/11/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy