MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
Mahallinde yapılan keşif sonrası alınan fen bilirkişisi raporunda dava konusu yerin Yenice Asliye Hukuk Mahkemesinin 1992/96 esas sayılı dosyasında davalı olduğundan tapunun mülkiyet kısmının boş olduğunun belirtildiği daha sonra bu mahkeme tarafından kadastro çalışmaları devam ettiğinden görevsizlik kararı verildiği,daha sonra da Yenice (Karabük)Kadastro Mahkemesinin 1998/7 esas ve 2008/17 karar sayılı kadastro tespitine itiraz davasında 296 ada 3 nolu parselin orman vasfı ile hazine adına tesciline karar verildiği ve Yargıtay 20.Hukuk Dairesi’nin 25/09/2014 tarih ve 2014/5777 esas ve 2014/8039 karar sayılı ile kararın onandığının anlaşılması karşısında, temyize konu dosyada alınan bilirkişi raporlarında kadastro tespitine itiraz davasının raporlara yansıtılmadığı anlaşılmakla kadastro tespitine itiraz davasına konu yerin suça konu yeri kapsayıp kapsamadığı hususunda bilirkişilerden ek rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik kovuşturmayla yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de,
Kasıtlı suçtan uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinde yazılı hak yoksunluklarının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 17.12.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.