MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
Gümrük kaçakçılığı suçlarında korunan hukuki yarar; Devletin egemenlik hakkının bir kısmı olarak ortaya çıkan kendi milli sınırları dahilindeki her türlü eşya giriş ve çıkışını kontrol etme ve düzenleme yetkisidir. Anılan fiiller ile devletin söz edilen egemenlik hakkının ihlali ile birlikte devletin vergilendirme hakkı ve mali yararlarını da ihlal ettiği kuşkusuzdur. Verginin ise devletin kamu hizmetlerini finanse etmek için toplumu oluşturan kişilerden zorunlu olarak alınan ekonomik değerler olduğu nazara alındığında gümrük kaçakçılığı suçlarının vergi kaybına sebep olması sonucu , kamu hizmetlerinin finansmanında güçlükler doğuracağı muhakkaktır. Bu itibarla , gümrük kaçakçılığı suçlarının mağdurunun da devletin yürüttüğü kamu hizmetlerinden yararlanan bireylerden oluşan toplum olduğu cihetle;
Kabule göre;
1-Sanıklardan ele geçirilen gümrük kaçağı akaryakıtın miktarına göre, temel cezada TCK'nin 61 ve 3/1. maddeleri uyarınca teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
UYAP ortamında yapılan araştırmada; sanık ... hakkında, 07.03.2012 tarihinde işlediği aynı suç nedeniyle açılan kamu davası üzerine, Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nce verilen 2012/1677 E. ve 2014/114 K. sayılı mahkumiyet hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleşmesi karşısında;
Anılan dosya getirtilip incelenerek suç ve iddianame tarihleri dikkate alınıp, hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmek sureti ile sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işleyip işlemediğinin ve hakkında TCK'nin 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması zorunluluğu,
2-Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
3-Suç tarihi itibarıyla suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresi'nin davaya katılan olarak kabul edilip hangi katılana belli olmayacak biçimde vekâlet ücreti tayin edilmesi,
4-Adli sicil kaydına göre mükerrir olan sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nin 58. maddesinin uygulanmaması,
5-Sanıklar hakkında hükmedilen gün adli para cezasının 5237 sayılı TCK'nin 52/4. maddesi gereğince eşit taksitler halinde ödenmesine karar verilmesine karşın hükümde infazda duraksamaya neden olacak biçimde taksit aralığının gösterilmemesi,
6-Sanık ... hakkında yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat oluşmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nin 231. maddesi uygulanmadığı hâlde yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat oluştuğu gerekçesiyle 5237 sayılı TCK'nin 51. maddesi uygulanarak hükümde çelişkiye neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 12/02/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy