MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5809 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Beraat
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
5271 sayılı CMK'nin "Sanığın yokluğunda duruşma" başlıklı 195. maddesi; " (1) Suç, yalnız veya birlikte adlî para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise; sanık gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu gibi hâllerde sanığa gönderilecek davetiyede gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır." hükmünü amirdir.
Sanığın üzerine atılı 5809 sayılı Kanun'un 56/4. maddesi göndermesiyle 63/10. maddesine aykırılık suçunun alt ve üst sınırı itibariyle sadece adli para cezasını gerektiren suçlardan olması ve sanığa gönderilen içerisinde iddianamenin yer aldığı, üzerinde "gelmediği takdirde yokluğunda yargılamaya devam edileceği" ihtaratı yazılı davetiyenin usulüne uygun tebliğ edilmiş olması karşısında tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Gerekçeli karar başlığında suç tarihi, abonelik sözleşmesinin düzenleme tarihi olan 12/06/2014 yerine 10/08/2014 şeklinde yazılmışsa da, bu husus mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
5271 sayılı CMK’nin 217. madde hükmü gözetildiğinde, Mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Eyleme ve yükletilen suça yönelik katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 22/01/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy