MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5809 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Temyiz İsteminin Reddi (Mahkumiyet)
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre, her ne kadar tayin edilen adli para cezası tür ve miktarı itibariyle, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna eklenen geçici 2. madde gereğince kesin nitelikte ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21/12/2010 tarih, 2010/10-230 Esas ve 2010/264 Karar sayılı ilamı gereğince mahkûmiyete ek olarak güvenlik tedbirlerine hükmedilmesi halinde hükmün temyizi kabil olduğu kabul edilmekle temyiz talebinin reddine yönelik 03/04/2015 tarihli ek karar kaldırılarak, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluşturduğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelenmede;
Suç tarihi itibariyle sanığa isnat edilen suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre davanın 5237 sayılı TCK'nin 66/1-e ve 67. maddelerinde öngörülen 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi bulunması, suç tarihi olan 25/09/2007 tarihinden inceleme tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımının gerçekleşmiş bulunduğunun anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak, BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, CMUK'nin 322. maddesinin verdiği yetkiyle, 5271 sayılı CMK'nin 223/8. maddesi uyarınca KAMU DAVASININ DÜŞMESİNE, 22/01/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy