Karşılıksız çek düzenleme suçundan sanık ...’ın 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 5/1 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52/2. maddesi gereği 199.095,85 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Adana 2. İcra Ceza Mahkemesinin 14/06/2017 tarihli ve 2016/418 esas, 2017/331 sayılı kararını müteakip, 5941 sayılı Kanun'un 5/1. fıkra 2. cümlesinin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi üzerine yapılan uyarlama yargılaması sonrasında sanığın 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 5/1 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52/2. maddesi gereği 198.710,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin anılan Mahkemenin 24/09/2018 tarihli ve 2016/418 esas, 2017/331 sayılı ek kararı aleyhine, Adalet Bakanlığı'nın 29.11.2019 gün ve 2019 - 13975 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.12.2019 gün ve KYB. 2019 / 120745 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
1982 Anayasasının 153/5. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği belirtilmiş ise de; söz konusu iptal kararının sanık lehine bir durum ortaya çıkardığı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2. maddesinde, "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenlemeler uyarınca sanık hakkında uyarlama yargılamasında zaruret bulunduğu, bununla birlikte iptal kararından önce kurulan hükümde sanık hakkında 300 gün adli para cezası tayin edilmişken, uyarlama yargılaması sırasında sanık aleyhine sonuç doğuracak şekilde 1.500 gün adli para cezası tayin edilerek fazla cezaya hükmedilmesinde isabet görülmediği, gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla,
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık hakkında 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 5/1. maddesinde yazılı suçun infazındaki tereddüte dair verilen ek karara karşı kanun yararına bozma yoluna gidildiği anlaşılmakla,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kanun yararına bozma istemine konu edilen kararı inceleme görevi, Yargıtay Kanunu'nun 14. maddesine ve Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 30/01/2019 ve 2019/1 sayılı iş bölümün göre Yargıtay Yüksek (1). Ceza Dairesine ait bulunduğundan Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın anılan daireye GÖNDERİLMESİNE, 27.01.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.