MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5015 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
A- Şikayetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük idaresi'nin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığından Gümrük idaresi vekilinin vaki temyiz talebininin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nin 317. maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
B- CMK'nin 260. maddesi gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için yasa yollarının açık olduğu ve sanık hakkında kurulan hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenerek Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun ve sanığın temyizine göre yapılan incelemede;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Dosya içerisindeki ıslak imza ile imzalanan gerekçeli kararın davaya ilişkin hüküm içerdiği anlaşılmakla birlikte UYAP ortamındaki elektronik imzalı gerekçeli kararın hüküm içermediğinin anlaşılması ve 5271 sayılı CMK’nin 38/A maddesinin 5. fıkrasının “Elektronik imzalı belgenin elle atılan imzalı belgeyle çelişmesi halinde UYAP’ta kayıtlı olan güvenli elektronik imzalı belge geçerli kabul edilir.” hükmü karşısında kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki oluşturacak şekilde karar verilmesi,
2- Suçtan zarar gören Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu duruşmadan haberdar edilip davaya katılma olanağı tanınmadan yargılamaya devam olunarak hüküm kurulması suretiyle CMK'nin 234. maddesine aykırı davranılması,
3- Yaylada bidonlar içerisinde gümrük kaçağı 4400 lt motorin ve hortum düzeneği ele geçirilen olayda; olay mahallinde sanığın bulunduğundan bahisle hakkında suç tutanağı tanzim olunarak kamu davası açılmış ise de, kaçak eşyaların kendisine ait olmadığını savunan sanığın mahkumiyetine yeter kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeksizin beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın ve suçtan zarar gören kurum vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN tebliğnameye aykırı olarak 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 27/02/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy