MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5607 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın otomobilindeki orijinal olmayan yakıt deposunda ele geçirilen 180 litre marka içermeyen akaryakıtın ne şekilde ticari amaçla bulundurulduğu açıklanıp tartışılmadan gerekçesiz hüküm kurulması,
Kabule göre de;
1-Sanığın eylemine göre 5607 sayılı Kanun'un 3/11. maddesi gereğince cezalandırılması gerektiği halde aynı Kanun'un 3/10. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi,
2- Mahkemesince alınan savunmasında, daha önceden kesinleşmiş mahkumiyet hükmü bulunmayan ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep eden ve dosyada KEMT varakası bulunmadığından kamu zararından haberdar olmayan sanığa dava konusu eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler toplam tutarı olan miktarların kamu zararı olduğunun bildirilmesi ve sonucuna göre, gerektiğinde Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/9. maddesi de gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken; ve sanığın sicil kaydında sadece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin bir ilam mevcut olup, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun, davayı sonuçlandıran ve uyuşmazlığı çözen bir hüküm niteliğinde olmadığı, dolayısıyla suç tarihi itibarıyla sanığın kasten suç işlediğine dair kesinleşmiş mahkumiyet kararının bulunmadığı gözetilmeden ''...sanığın kasıtlı suçtan mahkum olduğu...'' yönündeki yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3- Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak, BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 02/05/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.