2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na aykırılıktan ... hakkında Van Trafik Denetleme ve Düzenleme Şube Müdürlüğünün 18/02/2018 tarihli ve 26442421 sayılı idarî yaptırım karar tutanağı ile uygulanan 1.002,00 Türk lirası idarî para cezasına karşı yapılan başvurunun kabulüne ve söz konusu idarî yaptırım kararının kaldırılmasına ilişkin Van 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 20/04/2018 tarihli ve 2018/1418 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 07/01/2019 gün ve 16700 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekinde bulunan dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11/01/2019 gün ve KYB-2019-2243 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize verilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, kabahatliye ait aracın, kardeşi Hakan Kutlu tarafından sürücü belgesi sertifikası olmadan kullanılması nedeniyle, anılan Şube Müdürlüğünce idarî para cezası düzenlenmesini müteakip, kabahatli tarafından yapılan itiraz üzerine, Van 2. Sulh Ceza Hâkimliğince, muterizin sürücü belgesiz araç kullandırdığına dair herhangi bir somut delilin bulunmadığı, aksi bir durumun suç ve cezanın şahsiliği ilkesine aykırılık teşkil edeceği, varsayım üzerine insanların cezalandırılmasının mümkün olmadığından bahisle söz konusu idarî para cezasının kaldırılmasına karar verilmiş ise de,
Muterizin eylemine uyan, 2918 sayılı Kanun'un 42/11. maddesinde, "Sürücü sertifikaları, sınıfına uygun sürücü belgelerine dönüştürülmedikçe sahiplerine karayolunda araç kullanma yetkisi vermez. Sürücü sertifikasını sürücü belgesine dönüştürmeden karayolunda araç kullandığı tespit edilen sürücüye 700 Türk Lirası idari para cezası verilir. Bu kişilere araç kullandıran araç sahibine de tescil plakası üzerinden aynı miktarda idari para cezası verilir." şeklinde belirtilen eylemin kabahat türünden olup 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 5/2. maddesinde yer alan, kabahat failin icrai veya ihmali davranışı gerçekleştirdiği zaman işlenmiş sayılacağı hükmüne göre fiilin kasten işlenmesi gerekmediği anlaşılmakla, somut olayda söz konusu aracın diğer kabahatli tarafından alınıp sürücü sertifikası olmadan kullanılması yönünde kabahatlinin ihmalinin olduğu gözetilmeksizin, itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla, gereği görüşülüp düşünüldü;
5326 sayılı Kanunun 5. maddesi uyarınca, kabahatlerin, ihmali davranış ile işlenilebilmesi mümkün ise de; 2918 sayılı Kanunun 42/11. maddesinin ''Sürücü sertifikaları, sınıfına uygun sürücü belgelerine dönüştürülmedikçe sahiplerine karayolunda araç kullanma yetkisi vermez. Sürücü sertifikasını sürücü belgesine dönüştürmeden karayolunda araç kullandığı tespit edilen sürücüye 700 Türk Lirası idari para cezası verilir. Bu kişilere araç kullandıran araç sahibine de tescil plakası üzerinden aynı miktarda idari para cezası verilir.'' hükümlerini amir olduğu, anılan maddede öngörülen kabahatin, araç sahipleri bakımından oluşabilmesi için ihmali davranışın yeterli olduğunun kabulünün mümkün olamayacağı, nitekim, anılan kabahatten araç sahiplerinin sorumlu tutulabilmeleri için, aracının kullanılmasına izin verdiği kişinin sürücü sertifikasını sürücü belgesine dönüştürmediğini bilmesine rağmen aracının kullanılmasına izin vermelerinin gerekeceği, dosya kapsamı ile muteriz tarafından bilerek ve isteyerek sürücü sertifikasını sürücü belgesine dönüştürmeyen kişiye aracını kullandırdığına dair somut delil bulunmadığı anlaşılmakla;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteğinin REDDİNE, 11/03/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.