MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : 1632 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanık ...'ın yokluğundan verilen hükmün 05/06/2014 tarihinde Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre tebliğ edildiği, yapılan tebliğde sanığın adreste bulunmama sebebinin tebligat parçası üzerine yazılmadığından yapılan tebligatın usulsüz olduğu ve sanık ...'ın öğrenme üzerine verdiği temyiz dilekçesinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan inceleme de;
Suç tarihleri itibariyle sanıklara yükletilen suç için Kanun'da öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, davanın 5237 sayılı TCK'nin 66/1-e ve 67. maddelerinde öngörülen 8 yıllık asli, 12 yıllık kesintili zamanaşımı süresine tabi bulunması, suç tarihleri ile inceleme tarihi arasında 12 yıllık kesintili zamanaşımı süresi tamamlanmış olmakla sanık ... müdafiinin, sanık ... ve katılan vekilinin temyiz itirazları yerinde görülerek hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nin 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 19/06/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.