MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 7258 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, sair temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
7258 Sayılı Kanunun 5. maddesinde tanımlanan suçun mağdurunun toplum olması, UYAP ortamında yapılan araştırmada, benzer eylem nedeniyle sanık hakkında, İstanbul 53. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/391 Esas ve 2014/427 Karar sayılı kesinleşmiş dava dosyasının da mevcut bulunduğunun anlaşılması karşısında,
Anılan dosya incelenerek, suç ve iddianame tarihleri dikkate alınıp, hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmek suretiyle, sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işleyip işlemediğinin ve hakkında TCK'nm 43/1. maddesinin uygulanması ve kesinleşmiş cezanın mahsubu gerekip gerekmediğinin tartışılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, tebliğnameye aykırı olarak, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nm 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan haşlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 17/06/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.