MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 1632 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine yapılan incelemede;
Sanık hakkında izin tecavüzü suçundan 19/12/2012 tarihinde verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının sanığın yüzüne karşı verildiği ancak kanun yolu bildiriminde itiraz süresinin "kararın tebliğinden itibaren” başlayacağına yer verilerek, kararın sanığa tebliğ edilmediği, kanun yolu bildirimi yanlış olan 19/12/2012 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleşmediği, dolayısıyla 5 yıllık denetim süresinin başlamadığı gözetilmeksizin, denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediği gerekçesiyle açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması suretiyle yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca, BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 26/02/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.