MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Düşme
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluşturduğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelenmede;
Suç tarihi itibariyle sanıklara isnat edilen suçların gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre davaların 5237 sayılı TCK'nin 66/1-e ve 67. maddelerinde öngörülen 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi bulunması ve 5237 sayılı TCK'nin "Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi" başlıklı 67/2. maddesinde yazılı olduğu üzere, zamanaşımını kesen en son usul işleminin, 21.03.2012 tarihli celsede sanıkların savunmalarının alınması işlemi olduğu ve olağan zamanaşımı süresinin dolmadığının anlaşılması karşısında, yerel mahkemece yargılamaya devam edilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yanlış gerekçe ile yazılı şekilde kamu davasının düşmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 18/02/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy