MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Marka Hakkına Tecavüz
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Dairemizin de benimsediği Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 09/02/2016 tarih ve 2014/71 Esas ve 2016/42 sayılı kararında açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararından önce, Antalya 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 29/03/2012 tarihli kararı ile sanığın 10 ay hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının TCK’nin 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, O Yer Cumhuriyet Savcısının sanık lehine temyiz kanun yoluna başvurması üzerine Dairemizin 05/10/2015 tarihli kararı ile hükmün CMK'nin 231. maddesi uyarınca değerlendirilmesi bakımından bozulduğu, bozmadan sonra sanık hakkında 10 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın denetim süresi içinde kasıtlı suç işlemesi nedeni ile hükmün aynen açıklandığı anlaşılmakla; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararından önce O Yer Cumhuriyet Savcısının sanık lehine temyiziyle bozulan hükümdeki hapis cezasının ertelenmesinin CMUK'nin 326/son maddesi uyarınca sanık lehine kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 27/05/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.