MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Dosya kapsamı ve mahallinde yapılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda, sanığın herhangi bir ağaç kesme gerçekleştirmeden ve bitki örtüsüne zarar vermeden işgal ve faydalanma eyleminde bulunduğunun ancak 6831 sayılı Kanun'un 2896 sayılı kanunla değişik 112., 113. ve 114. maddelerine göre tazmini gereken herhangi bir zarar doğmadığının ve engel adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanması talebinde bulunduğunun anlaşılması karşısında; sanık hakkında katılan kurumun maddi zararını gidermediğinden bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin CMK'nin 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2-5271 sayılı CMK'nın 225/1. maddesi "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir." şeklinde olup, 13/09/2010 tarihli iddianamede, hüküm de sanık olarak yer verilen Zafer Öztürk hakkında açılmış bir dava bulunmamasına rağmen CMK'nın 225/1 maddesine aykırı olarak iddianamede adı geçmeyen Zafer Öztürk hakkında hüküm verilmesi ,
3-Gerekçeli kararın 4. maddesinde sanığa doğrudan verilen hapis cezasının '' 5 ay '' yerine '' 10 ay '' olarak gösterilmesi,
4-Dairemizin 28.09.2020 tarihli 2020/1515 E. 2020/11589 K. sayılı kararında gerekçeleri belirtildiği üzere;
7188 sayılı Kanunla değişik 5271 sayılı CMK'nin 251/1. maddesi ile; sadece adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda "basit yargılama usulü"nün uygulanması mümkün hale getirilmiş, aynı Kanunla Ceza Muhakemeleri Kanunu'na eklenen Geçici 5/(1)-d maddesinde ise; 01/01/2020 tarihi itibarıyla "...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş..." dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulünün uygulanmayacağı düzenlenmiş ise de,
Anayasa Mahkemesi'nin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas 2021/4 Karar sayılı ve 25.06.2020 tarihli, 2020/16 E. 2020/33 K. sayılı kararları ile yukarıda anılan geçici 5/1-d maddesinde yer alan "...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış..." ibarelerinin, aynı bentte yer alan "Basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi karşısında, mahkemece sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikteki "basit yargılama usulünün" uygulanma şartları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi mecburiyeti,
5-Suça konu yerde bulunan zeytin fidanlarının müsaderesi hususunda karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan temsilcisi ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, tebliğnameye uygun olarak 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 22/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.