(2004 S. K. m. 235)
Dava: Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı İ.Bank A.Ş. ve alacaklı H.D. vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Şikayet eden alacaklı H.Banka vekili verdiği dilekçede, İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün 86/7773 esas sayılı takip dosyasında 11.11.1986 günlü 110.257.400.- TL.lık kesinleşmiş hacizi keza aynı taşınmazlar üzerinde 1. derecede 100.000.000.- TL. bedelli 3.12.1986 günlü 1477 yevmiye no.lu ipotek olmak üzere toplam 210.257.400.- TL. alacağı olduğu halde sıra cetveline bunun 100.000.000.- TL.lık bölümünün kabulü doğru olmadığından sözle itiraz etmiştir.
Şikayet edilen öbür alacaklı vekili ise, şikayetçi bankanın 86/7773 sayılı takip dosyasında süresinde satış istemediği için haczin düştüğünü, bu yönden 100.000.000.-TL. dışındaki alacak savının yersiz olduğunu bildirerek itirazın reddini istemiştir.
Tetkik Mercii, şikayet eden alacaklının hacizden itibaren iki yıl içinde satış isteminde bulunduğunu, 86/7773 sayılı dosyada 110.257.400.- TL. kesinleşen takip sonucu konan hacizli alacağın sıra cetveline alınması suretiyle toplam 210.257.400.- TL. nın öncelikle ödenmesine, cetvelin düzeltilmesine karar verilmiştir.
Payı satılan üçüncü kişi, H.D. öncelikle satış bedelinden borçsuz olan pay bedelinin ayrılmasını, kalanın alacaklılara paylaştırılmasını içeren kararın tavzihini istemiştir. Bu istem üzerine mercice kararın değiştirilmesine yönelik tavzih isteminin reddine karar verilmiştir.
Merciin itirazın kabulüne ilişkin kararı İ. Bank A.Ş. vekilince, tavzih isteminin reddine ilişkin kararı ise üçüncü kişi tarafından temyiz edilmiştir.
1- HUMK. nun 455. maddesi uyarınca tavzih ancak, hükmün müphem ve gayrivazıh olması ya da mütenakıs fıkraları içermesi halinde ve yanlarca istenebilir. Olayda, yasada öngörülen durumlardan hiçbirisi söz konusu olmadığı ve yan niteliğini taşıyan bir kimsede bulunmadığından temyiz isteminin reddiyle, tavzih isteminin reddine ilişkin 9.11.1992 günlü kararın onanması gerekir.
2- Şikayet eden alacaklı H. Bankasının başvurusu, gerçekte İİYnun 235. maddesine dayanmaktadır. Anılan bu madde uyarınca, alacağın esas ve miktarına değil de, yalnız sıraya itiraz edilmesi, halinde şikayet yoluyla icra tetkik merciine başvurulabilecektir.
Şayet, Alacaklının itirazı iflas idaresince alacağın esası hakkında verilen red ya da kalanı yahut da başka bir alacaklının alacağına yönelik karara karşı ise, bu sıra cetveline itiraz davası niteliğindedir. Uygulamada alacağın masaya kayıt kabulü olarak adlandırılan bu tür bir davaya bakmakta yetkili ve görevli mahkeme iflasa karar vermiş olan ticaret mahkemesidir.
Somut olayda Alacaklı yanca, İcra Tetkik Merciine şikayet yoluyla yapılan başvuruda iflas yönetimince bir kısım alacaklıların sıra cetveline kayıt ve kabul edilmediği bildirilerek bu alacağın da sıra cetveline kaydı istenilmiştir. Alacaklının bu yöndeki itirazı sıra cetveline kaydolunan alacakların esas ve miktarına yönelik bulunduğunda İcra Tetkik Merciince incelenemez.
Bu nedenle, alacağın esas ve miktarına ilişkin davanın yetkili mahkemede açılıp incelenmesi gerekirken İcra Tetkik Merciinde açılan davaya bakılarak esastan inceleme yapılıp yazılı biçimde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte yazılı nedenle 9.11.1992 günlü kararın onanmasına, ikinci bentte yazılı nedenle 17.9.1992 günlü icra Tetkik Mercii Kararının BOZULMASINA, davalının peşin harcının istek halinde iadesine, aşağıda yazılı onama harcının alınmasına, 27.04.1993 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy