(818 S. K. m. 18)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekillerince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı Bankanın davalı şirketten kredi sözleşmesine dayalı alacağının tahsilini sağlamak amacı ile taraflar arasında 15.1.1990 ve 9.3.1990 tarihli anlaşma ve protokoller yapılmıştır. Yapılan 9.3.1990 tarihli protokolun 17.maddesinde bu sözleşmenin amacı davalı şirketin, bankaya olan borçlarının tasfiyesine yönelik olduğu belirtilerek, sözleşmeye konu mıcırların gerek Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı gerekse borçlu şirket veya sair firmalarla yapılan veya yapılacak anlaşmaların bu tasfiye amacının sağlamak olduğu kabul edilmiştir. Aynı protokolun, 1. maddesinde, borçlu şirketin, sahip olduğu taşocağında bulunan kırılmış ve daha sonra kırılacak ve 500 tona iblağ edilecek mıcırı hertürlü ayıptan ve sair takyidatlarından arınmış olarak satmayı kabul ettiği ve buna göre birnci dilim teslimat olan 100 ton mıcırın 30 takvim günü içinde (Nisan 1990), müteakip 150 tonu, 30. takvim günü (Mayıs 1990), üçüncü dilim Haziran/1990 tarihinde 200 ton ve dördüncü dilim olarak 90 ton Temmuz/1990 tarihinde termin programı dahilinde Ankara Büyükşehir Belediyesine teslim edilmek üzere hazır bulundurmayı kabul ve taahhüt etmiş ve 8. maddesinde, mıcırların satış ve devri ile ilgili hertürlü resim, vergi, harçlar ve mıcırın nakliyesine dair bedelin Belediyeden alınacak istihaklardan düşülerek kalan meblağın, firmanın borçlarından mahsup edileceği artan istihkakların firmanın mer'i riskleri karşılığı bloke edileceği, 11. maddesinde ise, mıcırların satış bedeli, Ankara Büyükşehir Belediyesinden tahsil edildiğinde firmanın doğmuş ve doğacak tüm borçlarından mahsup edileceği, 12. maddesinde; satış işlemi her ne kadar satış sözleşmesinde belirlenen bedel üzerinden yapılacaksa da, akitten kaynaklanan vecibelerin zamanında yerine getirilmemesi sonucu doğan faiz vs. masraflarda ilave edilerek Belediyeden tahsil olunacak istihkak bedellerinden mahsup edileceği, 17. maddenin 2. fıkrasında; firmaca yüklenilen edimin yerine getirilmesi, eksik yerine getirilmesi durumlarında, Banka, tüm bu anlaşmalardan bağımsız ve geriye dönük olarak borçlu firma lehine kullandırmış bulunduğu kredilerden kaynaklanan borçlarını kat ederek yasal takibe geçmekte muhtar olacağı kabul edilmiştir. Tarafların sözleşme ve protokole dayalı anlaşlamalarını, bu hükümler gözetilerek BK. 18. maddesine göre gerçek amaçlarına uygun şekilde yorumlamak gerekir. Bu durumda taraflar arasında akdedilen 19.1.1990 tarihli satım sözleşmesi gerçekte davalının Bankaya olan borcunun ödenmesini teminen ticaretine konu mıcırların Banka tarafından Belediyeye satışının sağlanması ve bedelinin borcuna mahsup edilmesi olup, davacı banka bu amaçla Ankara Belediyesine mıcır satış taahhüdünde bulunmuş yapılan bu taahhütteki termin planına ve niteliklerine uygun şekilde mıcırların teslimi 9.3.1990 tarihli prtokolle davalı tarafından yüklenilmiştir. Protokolda kararlaştırıldığı üzere Nisan/1990 ayı içinde gönderilmesi gereken ilk parti 100 ton mıcır yerine davalı tarafından 30 teslimatta bulunulmuş ve malların da niteliklerine uygun olmadığı, ayıplı bulunduğuna ilişkin Belediyenin 2.5.1990 tarihli ihtarına dayanılarak Banka tarafından davalı şirkete 4.5.1990 tarihli ihtarla duyurulmuş ancak davalı şirket niteliğinde ve termin planına uygun miktarda mal tesliminde temerrüt etmiştir. Davalı Bankaya karşı verdiği cevapta satışa konu malların tamamını davacıya teslim ettiğinden kendisinin termin planı ve niteliğinden sorumlu tutulamayacağını bildirmiş ise de, yapılan protokolun 1. maddesinde belirtildiği üzere satışa konu 500 ton mıcır protokolun düzenlendiği tarihte bir kısmı ocakta hazır ve bir kısmı da bilahare hazırlanacaktır. Davalı tarafından protokolun termin planında saptanan birinci parti mala karşılık yalnız 30 ton teslimatta bulunulduğu hususunda da bir tereddüt bulunmamaktadır. Bu durumda davalının kendisine yapılan ihtarla temerrüde düşürüldüğünün kabulü gerekir.
Davalı şirketin termin planına ve niteliklerine uygun mal teslim etmemesi üzerine, Belediyenin banka ile akdettiği satış sözleşmesi feshedilip 25.6.1990 tarihli ihtarla bankaya bildirilmekle banka tarafından mütemerrid şirkete çekilen 26.6.1990 tarihli ihtarla sözleşme ve protokoller feshedilmiştir. yapılan bu fesih, protokolun 17. maddesi 2. fıkrası hükmüne dayanmakta olup, haklı ve hukukidir. bunun sonucu olarak davalı şirketin kredi borcunu kat eden davacı Bankanın alacağı hakkında yaptığı icra takibine borçlunun itirazının kapsamı yönünden Belediye'ye teslim edilen ve Bankaca tahsil olunup borca mahsubu gereken bedelinde gözetilerek, banka kayıtları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile saptanacak alacak miktarına göre itirazın iptaline hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde davalı savunmasının kabulü ve davanın reddi isabetsizdir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle kararın davacı yararına (BOZULMASINA), vekili duruşmaya gelen davacı Banka için taktir edilen 250.000 TL. vekalet ücretinin davalıdan tahsiline, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 8.4.1993 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy