(2004 S. K. m. 72)
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı banka arasında 13.11.1986 tarihli 5.000.000.TL. limitli kredi sözleşmesi imzalandığını, 15.12.1986 tarihinde gayrimenkul teminatı ile 5.000.000.TL.limitli teminat mektubunu aldığını, davalı bankanın ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yaptığı takip dosyasına 12.000.000.TL. yatırıldığını, davalı bankanın bu kez 33.878.137.TL. üzerinden ilamsız takibe geçtiğini, müvekkilinin davalı bankaya borcu bulunmadığını ileri sürerek takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında; davacının müvekkili bankaya 42.724.388.TL. borçlu bulunduğunu kabul ettiğini, borcun 16.303.137.TL.sını ödediğini, bakiye 26.421.251.TL.yı da taksitler halinde ödemeyi kabul ettiğini, bankanın ipotek miktarı dışında 33.878.137.TL. alacağı bulunduğunu belirterek davanın reddini ve %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının borcunu kabul ederek ödemek suretiyle kapattığı, davanın konusu kalmadığı, fazla ödeme sonucu istirdatı kabil meblağ bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- İ.İ.K.nun 72/6. maddesi hükmü gereğince, menfi tespit davası sırasında para ödenmiş olursa davaya istirdat davası olarak devam edilebileceği gibi, aynı maddenin 7. fıkrasında da ödenen paraların geri alınabileceği hükme bağlanmıştır. 10.12.1991 tarihli ek bilirkişi raporunda davacının davalı bankaya bakiye 997.100.TL. borcu bulunduğu, 8.500.000.TL.lık ödeme ile ilgili dosyanın incelenmediği belirtilmiştir. Davacı tarafından iddia edilen bu ödeme davacının borcundan mahsup edilebilecek bir ödeme ise davalı bankanın alacağından mahsup edilerek bakiyesinin istirdatına karar verilmesi gerekir. Mahkemece 8.500.000.Tl.lık ödeme ile ilgili 1991/4257 sayılı icra dosyasının incelenmesi, gerektiğinde bilirkişiden ek rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddi isabetsizdir.
2- Davalı bankanın temyizine gelince;
Davalı banka tarafından yapılan takip tedbir kararı ile durdurulmamış olmasına göre inkar tazminatına hükmedilmemesinde bir isabetsizlik yoktur.
Sonuç: Yukarda (1) nolu bendde açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bendde açıklanan nedenle davalı bankanın temyiz itirazlarının reddine, peşin harçcın istek halinde iadesine 22.03.1993 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy