(743 S. K. m. 773)
Dava: Taraflar arasındaki ipoteğin fekki davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davadışı şirketlerin davalı bankadan kullandığı kredilerin teminatı olarak verilen ipoteğin, kredi borcunun tasfiye protokolüne göre ödenmesi nedeniyle, konusuz kaldığını ileri sürerek 18.000.000.000 TLlik ipoteği fekkedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ipotekli taşınmazların bulunduğu yerler farklı olduğundan, Gölbaşı Mahkemelerinin yetkili olduğunu, 29.11.1990 tarihli taahhütname ile kredi borcunun konsolide edilmediğini, davacıya ayrıca 2.500.000.000 TLlik kredi tahsis edildiğini, davadışı kredi borçlusu, şirketlerin lehine verilen teminat mektupları ile ilgili riskin devam ettiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davacı ve diğer şirketlerin verdiği 29.11.1990 tarihli taahhütnameyle borcun dondurulduğu, bu yönde borçlular tarafından açılan davanın kabul edildiği, kararın kesinleştiği ve 29.11.1990 tarihli taahhütnamenin teminatı olarak verilen ipoteklerin konusuz kaldığı gerekçesiyle dava konusu ipoteklerin fekkine karar verilmiş, karar davalı banka vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı, ipoteklerin 29.11.1990 tarihli protokolle borç dondurulmadığı için işleyen faizlerin, yeni tahsis edilen 2.500.000.000 TLlik kredinin, henüz riski gerçekleşmemiş teminat mektuplarının teminatı olduğunu savunmuştur. Kredi borcu konsolide edilmiş, bu yönde davalı tarafından çıkarılan muarazanın men'i için açılan davada davacı lehine karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir.
2.500.000.000 TLlik kredi verilmediği ileri sürülerek, davacı tarafından açılan menfi tespit davası da, davacı borçlu lehine sonuçlanmış ve karar kesinleşmiştir. Diğer taraftan, borçlu şirketler lehine verilen riski gerçekleşmemiş teminat mektuplarının davalı bankaya iade edildiği, banka vekilinin icra dosyasındaki 2.2.1993 tarihli beyanından anlaşılmaktadır. Görüldüğü gibi, davacı ve diğer borçlu şirketlerin kredi ve teminat mektubundan doğan bir borcu kalmadığından, ipoteğin fekkedilmesine ilişkin karar isabetli olup, davalının temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 10.02.1995 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy