(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tesbit-senet iptali ve tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün Ali Vural hariç, diğer davalılar vekillerince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekilleri Av. Meral Müren, Av. Asıl S. Aydın ve Av. Kemal Köker ile davalılardan İbrahim Şenyay vek. Av. Ali Sarıgül, Cihan Danışmanlık ve Levsan Otomotiv San. vekilleri Av. Özlem Dişli, Av. Talih Uyar, Av. Edip Şimşek, Av. Mehmet Altın, Av. Özcan Cine ve Av. Halis Cece gelmiş, diğer davalı taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalılardan Levsan A.Ş. tarafından takibe konulan her biri 2.000.000.000 TLlik 32 adet bononun şirket adına keşidecisi İbrahim Şenyay'ın müvekkili şirketin %20 hisse ile ortağı olduğunu, İbrahim Şenyay'ın davacı şirketi tek başına temsil ve ilzama yetkili iken 20.8.1992 tarihinde yapılan olağanüstü ortaklar kurulu toplantısında alınan kararla temsil ve ilzam yetkisinin kaldırıldığını ve bu hususun ilan edildiğini, İbrahim Şenyay'ın şirketteki hissesine karşılık 4.000.000. TL istemesi üzerine çıkan ihtilaf sonucu bu davalının davacı şirketin tasfiyesini talep ettiğini, bu isteğin kabul edilmemesi üzerine dava dışı Müjdat Güler'in hissedar ve tek başına temsil yetkisine sahip Cihan Danışmanlık Ltd. Şti. lehtar gösterilmek suretiyle dava konusu bonoların 28.5.1992 tanzim tarihi konularak düzenlendiğini, ancak bonoların 1.2.1993 tarihinde davacı şirketten ayrılan muhasebe müdürü Ali Vural'dan temin edilen kaşe kullanılmak suretiyle İbrahim Şenyay tarafından imzalandığını, lehtar Cihan Danışmanlık Ltd. Şti.'nin bu bonoları diğer davalı Levsan A.Ş.'ne ciro ettiğini, müvekkili şirketle lehtar Cihan Danışmanlık Ltd. Şti. arasında borç tesisine yol açacak ticari ilişki ve cari hesap münasebeti bulunmadığını, senetlerin davacı şirketin ticari defterleri ve kayıtlarında yer almadığını, senetlerin işleme konulabilmesi için TTK. nun 620. maddesinde öngörülen ihbar, ibraz ve protesto şartlarının yerine getirilmediğini, bu durumun senetlerin hileli düzenlendiğini gösterdiğini, kötü niyetli hamil Levsan A.Ş.'nin toplam 64.000.000.000.TLlik senetle kendi cirantası Cihan Ltd. Şti.'ne müracaat hakkını kaybetmeyi göze alarak senetleri protesto işlemine tabi tutmamasının olağan ticari teamül ve işlem niteliğini taşımadığını, dava konusu senetleri dava dışı Müjdat Güler ile hileli işbirliği sonucunda tanzim ederek cebri icraya koyduran İbrahim Şenyay ve bu senetlerin tanziminde kullanılan sahte kaşeyi temin eden Ali Vural'ın bu fiilleriyle davacı şirkete zarar verdiklerini ileri sürerek İstanbul 3.İcra Müdürlüğü'nün 1993/1682 esas ve İstanbul 9.İcra Müdürlüğü'nün 1993/1495 esas sayılı dosyalarından takip konusu yapılan 32 adet, 64.000.000.000. TLlik bonoların mevcut olmayan bir borcun ihdası için düzenlenmiş olması sebebiyle borcun mevcut bulunmadığının tesbitine, bonolar ve takiplerin iptaline, %40 tazminata, davalılar İbrahim Şenyay ve Ali Vural'ın 5.000.000.000. TL. maddi tazminata mahkum edilmelerine karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu dosya ile birleştirilen Ankara 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 1993/1011 esas sayılı dosyada aynı gerekçelerle 10.12.1992 ve 21.1.1993 vadeli iki adet toplam 4.000.000.000. TLlik senetten dolayı davacının borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar Cihan Danışmanlık Ltd. Şti. ve Levsan A.Ş. vekili cevabında, açılan davanın menfi tesbit davası olması nedeniyle takibin yapıldığı ve davalıların ikamet ettiği İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu, müvekkili Cihan Ltd. Şti.'nin alacağının sözleşmeden doğan ticari ilişkiye dayandığını, Ereğli Demir Çelik A.Ş.'nin modernizasyonu ve soğuk haddahane yapımı için açtığı ihalede, ihaleyi Voest Alpina ve Itochu firmalarının kazanması için müşavirlik yapma konusunda müvekkili Cihan Ltd. Şti.'nin davacı şirkete 14.9.1988 tarihli sözleşme gereğince yardımcı olduğunu, 21.2.1989 ve 5.2.1990 tarihli ek protokoller ile danışmanlık konularının genişletildiğini, bilahare 28.5.1992 tarihinde danışmanlık hizmetinden doğan alacağın protokole bağlandığını ve 34 adet 68.000.000.000. TLlik senet verildiğini, senetlerdeki pul noksanlığının, nakden-malen kaydının bulunmamasının, protesto edilmemesinin senetlerin sıhhatini etkilemeyeceğini, dava konusu bonoların davacının borcuna karşılık verildiğini ve yetkilisi tarafından temsil yetkisi kaldırılmadan imzalandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalılardan Ali Vural vekili cevabında müvekkilinin 1.2.1993 tarihinde davacı şirketten kovulduğunu, ayrılırken yanına hiçbir eşya almadığını, bu nedenle şirket kaşesini yanında götürdüğü iddiasının doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalılardan İbrahim Şenyay vekili cevabında, menfi tesbit davasının müvekkiline karşı açılamayacağını, İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacının Ankara'da dava açabilmek için müvekkilini davalı olarak gösterdiğini, dava konusu senetlerin sahte olmadığını, sahteliğin borçlunun imzasının taklidi ve senetlerin üzerindeki kayıtların tahrif edilerek yapılabileceğini, davacının imza ve yazının tahrif edildiğine yönelik itirazı bulunmadığını, olayda HUMK. nun 308. ve 317. maddelerinin uygulanamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davanın sahtelik ve muvazaa hukuksal nedenlerine dayalı olarak mevcut olmayan bir borç ilişkisi ihdas edilerek tanzim edilen senetlerin iptaline, uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olduğu, sahteciliğin sadece fiziki anlamda taklit, imzaya veya senet metninde yapılan tahrifata münhasır olmayıp borçlandırıcı hukuki ilişki bulunmadan yükümlülük ve borç altına sokan belge düzenlenmesinin de sahtelik olarak kabulü gerektiği, bilirkişi kurulu raporunda senetlerin gerçek borç ilişkisini yansıtmadığının belirtildiği, bu rapora davalıların itirazlarının raporun noksan ve müphem incelemeye dayandığına yönelik olmadığından ek rapor alınması yoluna gidilmediği, davacı ve davalı Cihan Ltd. Şti.'nin defterlerinin kapanış kaydı bulunmadığından leh ve aleyhlerine delil olarak kabul edilmediği, bu nedenle sahte kapanış tasdiki ile ilgili ceza dosyasının sonucunun beklenmesi gerekmediği, davalı şirketler tarafından ticari ilişki ve senet verilmesine esas olacak fatura, bordro vesair evrak ve belge bulunmadığı, gerek ortaklığın feshi ve tasfiye davası, gerekse temsil yetkisinin kaldırılmasıyla ilgili ortaklar kurulu kararının iptaline yönelik davalarla 18.10.1992 tarihli ayrılma protokolünde davaya konu senetler, sözleşme ve protokolden bahsedilmediği, özellikle davacı şirketin senetleri davalı adına keşide eden İbrahim Şenyay'ı şirketten ihraç için protokol ve senetleri gerekçe yapmadığı, senetlerin ibraz edilmemiş ve protestolarının yapılmamış olmasının hayatın olağan akışı ve TTK. nun hükümlerine ters düştüğü, bu nedenlerle iptali istenen senetlerin mevcut olmayan bir borcu ihdas etmek için sahte olarak düzenlendiği, Cihan Ltd. Şti.'nin Levsan A.Ş.'ne yaptığı cironun suiniyetle malul olduğu gerekçesiyle davacının dava konusu senetlerden dolayı borçlu olmadığının tesbitine, İİK. nun 72/5. maddesi uyarınca dava konusunun %40'ı 27.200.000.000. TL. kötü niyet tazminatının davalı Levsan A.Ş.'den alınarak davacıya ödenmesine, davacı maddi zararını belgelendiremediğinden İbrahim Şenyay ve Ali Vural hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, karar davalılar İbrahim Şenyay, Levsan A.Ş. ve Cihan Danışmanlık Ltd. Şti. vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle, davada konu edilen senetlerin sahteliği nedeniyle açılan davanın HUMK. nun 316. ve devamı maddelerine dayanmış bulunmasına, bu durumda davalılardan İbrahim Şenyay'ın diğer davalılarla birlikte sahte senetleri düzenlediğine ilişkin iddiaya yönelik davada aynı yasanın 9. maddesinin 2.fıkrasının ilk cümlesine göre, mahkemenin yetkisine yapılan itirazın reddinde bir isabetsizlik bulunmamasına, anılan yasanın 315. maddesi hükmünce senetlerin sahteliğine yönelik açılan ceza davasındaki ademi mesuliyet ve beraata dair verilecek kararın hukuk mahkemesince senedin iptali hakkında verilecek karara etkili olmamasına, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu verilen rapor içeriğine ve senetlerdeki alacağın nedeni olarak savunulan danışmanlık hizmetinin davacıya verildiğine yönelik somut bir olgunun ve kanıtın bulunmamasına, davalılardan Cihan Danışmanlık Ltd. Şti. ile Levsan A.Ş.'nin yönetim kurulu başkanı ve temsilcisi aynı şahıs olup senetlerin sahteliği yönünden Levsan A.Ş.'nin kötü niyetle hareket ettiğinin kabulü gerekmesine göre, yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasına gelen davacı yararına takdir edilen 750.000. TL. duruşma vekalet ücretinin temyiz eden davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden alınmasına, 24.03.1995 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy