(2004 S. K. m. 72) (743 S. K. m. 6)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, kızının T.İ... Bankasından davalı adına kredi aldığını, kredi borcunu kızı ve kendisinin ödediğini, bir taksidin gecikmesi üzerine davalının teminat olarak bir bono aldığını, davalının bu senede 25.000.000. TL. meblağ yazarak takibe koyduğunu, davalıya borcu bulunmadığını ileri sürerek takibe konu senedin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, müvekkilinin alacağının bonoya dayandığını, davacının iddiasını yazılı delille ispat etmesi gerektiğini, tanık dinlenmesine muvafakatı bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, malen kaydı taşıyan dava konusu senedi davalının talil ettiği, ancak alacaklı olduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle dava konusu senedin iptaline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde, kızının kredi borcunun ödenmesini teminen 2.500.000. TL. bedelli olduğunu zannederek imzaladığı senedin davalı tarafından 25.000.000. TL. bedel üzerinden takibe konulduğunu ileri sürerek bu davayı açmıştır. Davacı bu iddiasıyla senedin bir para borcunun temini amacıyla, yani nakit bir alacağa karşılık olarak düzenlendiğini kabul ettiğine göre, senetteki malen kaydını talil etmiştir. Bu durumda senetteki ihdas nedeni her iki tarafça talil edildiğinden, bu senetle borçlu olmadığını ispat yükü M.K.'nun 6. maddesi uyarınca davacıdadır. Davacının iddiası doğrultusunda bildirdiği delilleri toplanıp değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.12.1995 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy