(2004 S. K. m. 140, 195, 198, 206, 207) (818 S. K. m. 83)
Dava: Taraflar arasındaki kayıt-kabul davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı İflas İdaresi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, müvekkili Banka ile müflis Şirket arasında borçların tasfiyesi için 30.9.1990 tarihli protokol düzenlendiğini, protokole göre hiç ödeme yapılmadan 23.9.1993 tarihinde Camel ... A.Ş.'nin iflasına karar verildiğini, İflas İdaresinin alacağı kısmen kabul ettiğini, ancak B.K.'nun 83. maddesine aykırı harekette bulunduğunu ileri sürerek, 1.856.264. DM. ve 1.187.972. Doların masaya kaydına ve alacağa % 15 faiz yürütülmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı İflas İdaresi vekili cevabında; davacı banka alacağının iflas tarihi itibariyle Türk Parasına çevrilerek masaya kaydedilebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma toplanan delillere göre, alacağın döviz olarak masaya kaydı ve dağıtım tarihindeki kur üzerinden Türk Parası olarak ödenmesinde B.K.'nun 83. maddesine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle 1.856.264. DM. ve 1.187.972. Doların masaya kayıt ve kabulüne karar verilmiş, karar davalı İflas İdaresi tarafından temyiz edilmiştir.
Yabancı para alacaklarının iflas masasına kayıt şekli konusunda İcra ve İflas Kanunumuzda açık bir hüküm yoktur. Sadece anılan Kanunun 198. maddesinin 1. fıkrasında, konusu para olmayan alacakların ona eşit bir kıymette para alacağına çevrileceği öngörülmüştür. Bu hüküm nedeniyle doktrinde konusu yabancı para olan alacakların da iflasın açıldığı andaki döviz kur'u üzerinden Türk Parasına çevrilerek iflas masasına yazdırılabileceği kabul edilmiştir (Kuru, B: İcra ve İflas Hukuku C.3 1993 Sh.2943; Arar, K: İcra ve İflas C.2 İflas 1945 Sh. 87). İcra ve İflas Kanununun 195. maddesinde iflasın açılması ile müflisin borçlarının muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği hükme bağlanmıştır. Bu hükmün amacı, iflas tarihinde masanın aktif ve pasiflerinin eşit şekilde ve aynı zamanda belirlenerek müflisin tüm alacaklılarına eşit ödeme yapılmasıdır. Bunu sağlamak için de yabancı para alacaklarının aynı paraya (Türk Parasına) çevrilmesi gerekir. Çeviri zamanı ise, yabancı para alacakları ve konusu para olmayan alacaklar için iflas kararının verildiği tarih olmalıdır. (Pekcanıtez, H: Yabancı Para Alacaklarının Tahsili, 1994 Sh. 143).
Diğer taraftan yabancı para alacağının aynen kaydı, alacaklılar arasında eşitliği ön planda tutan İflas Hukukunun bu prensibini de zedelemiş olacaktır. Zira, iflasta imtiyazlı alacaklar İ.İ.K.'nun 206. maddesinde ilk beş sırada sayılmış olup, yabancı paranın masaya aynen kaydedilmesi halinde, yabancı para alacakları lehine, kanunda öngörülmeyen bir imtiyaz yaratılmış olur. Bu durumda ise, aynı sırada bulunan Türk Parası alacaklısı ile yabancı para alacaklısı arasında eşitsizlik meydana gelir. Bu sonuç ise, her sıradaki alacaklıların eşit hakka sahip olduğunu belirten İ.İ.K.'nun 207. maddesine aykırılık teşkil eder.
Mahkemece, yukarıdaki ilkeler doğrultusunda müflis şirketten olan alacağın iflas tarihindeki kur üzerinden Türk Parasına çevrilerek masaya kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.02.1996 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy