(2004 S. K. m. 235)
Dava: Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, borçluya ait taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde tapuya şerh edilen satış vaadinin dikkate alınmadığını, satış vaadi sözleşmesinden sonra taşınmaz üzerine konulan hacizlerin geçersiz olduğunu bu nedenle sıra cetveline alınmaması gerektiğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Alacaklı İş Bankası vekili, satış ve paylaşıma konu taşınmaz üzerinde müvekkili banka lehine ipotek bulunduğunu, ipotek tesis tarihinden sonra taşınmazın banka tarafından haczedildiğini, hacizden sonra davacı tarafından muvazaalı olarak satış vaadi sözleşmesi düzenlendiğini belirterek şikayetin reddini savunmuştur. Mercii Hakimliğince iddia, savunma ve toplanan delillere göre davacının iddiasının yerinde olmadığı, hükmen tescil davasının sonucunun beklenmesinin gerekmediğinden söz edilerek, şikayetin reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. Satış ve bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerinde 17.10.1990 tarihinde alacaklı banka lehine ipotek tesis edilmiştir. Daha sonra alacaklı bankanın taşınmaza uyguladığı 22.1.1993 tarihli ihtiyati haczi 16.7.1993 tarihinde kesin hacze dönüştükten sonra, 28.7.1993 tarihinde alacaklı Raşit Yağcıoğlu tarafından haczedilmiştir. Borçlu aynı taşınmazın satımını 12.4.1993 tarihli sözleşme ile davacı M. Ali Tavaslı'ya vaat etmiş, satış vaadi sözleşmesi 13.4.1993 tarihinde tapuya şerh edilmiştir. Taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde satış bedelinin 92.060.500. TLlik kısmi ipotekli alacaklı İş Bankası'na, kalan bakiyenin alacaklı İş Bankası ve Raşit Yağcıoğlu arasında garameten taksimine karar verilmiştir. Bu sıra cetveline karşı alacaklı İş Bankası'nın itiraz ettiğine dair bilgi ve belge yoktur.
Yani İş Bankası, diğer alacaklı Raşit Yağcıoğlu ile kalan bakiyenin garameten taksimine itiraz etmeyerek, Raşit Yağcıoğlu'na pay ayrılmasını kabul etmiştir. Ancak adı geçenin haczi satış vaadi sözleşmesinin tapuya şerh edilmesinden sonraki bir tarihi taşıdığından, satış vaadinin şerhinden sonra yapılan hacizler alıcıyı bağlamaz. Diğer koşulların varlığı halinde, alıcı satış vaadinin şerhinden sonra konulan hacizlerin kaldırılarak, taşınmazın kendi adına tescilini isteyebileceğine göre, satış vaadinin şerhinden sonra taşınmazı haczettiren alacaklı Raşit Yağcıoğlu'na sıra cetvelinde ayrılan payın (İş Bankası'nın sıra cetveline itirazı olmadığından) alıcı olan davacıya ödenmesi gerekir. Mercii Hakimliğince yukarıdaki ilkeler gözetilerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.10.1995 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy