(2004 S. K. m. 195, 206, 207)
Taraflar arasındaki kayıt kabul davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı iflas idaresi ve süresi içinde de davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin müflis şirketten olan alacağının önemli bir kısmının iflas idaresince reddedildiğini, red kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin döviz cinsinden olan alacağının Türk parasına çevrilerek kısmen kabulünün B.K.'nun 83. maddesine aykırı olduğunu ileri sürerek 522.194,65 DM ve 367.295.516.- TL.'nın masaya kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, müflisin bütün borçlarının iflas tarihi itibarıyla muaccel olduğunu, yabancı para alacağının iflas tarihi itibarıyla Türk parasına çevrilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve toplanan delillere göre davacı şirketin iflas tarihi itibariyle 3.534.396.684.- TL. alacağı bulunduğu, 2.679.465.000.- TL.'lık kısmının masaya kaydedildiği, kaydı gereken 854.931.684.- TL. alacağı olduğu gerekçesiyle bu miktarın iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı iflas idaresi ve davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Davalı iflas idaresi, H.U.M.K.'nun 433. maddesi uyarınca hükmü temyiz etmişse de temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydedilmediği gibi harcı da ödenmediği anlaşıldığından temyiz isteminin bu nedenle reddi gerekmiştir.
2-Davacının temyizine gelince; İ.İ.K.'nun 195. maddesinde iflasın açılması ile müflisin borçlarının muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörülmüştür. Bu hükmün amacı iflas tarihinde masanın aktif ve pasiflerinin eşit şekilde ve aynı zamanda belirlenerek müflisin tüm alacaklılarına eşit ödeme yapılmasıdır. Bunu sağlamak için de yabancı para alacaklarının aynı paraya (Türk parasına) çevrilmesi gerekir. Çeviri zamanı ise, yabancı para alacakları için iflas kararının verildiği tarih olarak kabul edilmelidir.
Diğer taraftan yabancı para alacağının aynen kaydı, alacaklılar arasında eşitliği ön planda tutan iflas hukukunun bu prensibini de zedelemiş olacaktır. Zira iflasta imtiyazlı alacaklar İ.İ.K.'nun 206. maddesinde ilk beş sırada sayılmış olup, yabancı paranın masaya aynen kaydedilmesi halinde yabancı para alacakları lehine Yasada öngörülmeyen bir imtiyaz yaratılmış olur. Bu durumda ise, aynı sırada bulunan Türk parası alacaklısı ile yabancı para alacaklısı arasında eşitsizlik meydana gelir ki, bu sonuç her sıradaki alacaklıların eşit hakka sahip olduğunu belirten İ.İ.K.'nun 207. maddesine aykırılık teşkil eder. Mahkemece yabancı para alacağının iflas tarihi itibarıyla Türk parasına çevrilerek masaya kaydına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Sonuç:Yukarıda birinci bendde belirtilen nedenle davalının temyiz isteminin ve ikinci bendde açıklanan nedenle de davacının temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 8.11.1995 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy