(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan, onun yokluğunda duruşmaya başlanarak, hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Mahkemece imza yönünden hükme asas alınan 22.1.1995 tarihli bilirkişi raporunun sonuç bölümünde her ne kadar mevcut mukayese imzalarına göre dava konusu imzaların davacının eli mahsulü olduğu kanaati belirtilmiş ise de, aynı raporun tetkik bölümünde, davacının imza karakterinin basit örgü şekli kolayca taklit edilebilir bir imza olduğunu da göstermektedir. Bu nedenle bir başkası tarafından kolaylıkla taklit edilmiş de olabilir denilmekte olup, bu durumda, anılan raporun gerekçe ve sonuç kısmının çelişkili bulunması, incelemenin optik aletlerle yapılmamış olması ve davalının söz konusu rapora karşı itiraz etmiş olduğu gözetilerek talep doğrultusunda mahkemece yeniden seçilecek üç kişilik uzman bilirkişi kurulundan veya Adli Tıp Kurumunda rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir olunan 9.000.000.TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine 05.05.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy