(2004 S. K. m.72) (818 S. K. m. 44, 98)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. Dinnur Başkalfa gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak, hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı bankadan kredi aldığını, kredi borcunun ödenmesi ile ilgili olarak taraflar arasında protokol yapıldığını, 30.4.1994 tarihi itibariyle tüm borcun 226.246.154.TL. olarak dondurulduğunu, ayrıca 10.000.000.TL. lık da faiz için çek verildiğini, üçüncü şahısların çek ve senetlerinin davalıya teslim edildiğini ve bunların ödenmemesi halinde 7 gün içinde davacıya bildirildikten sonra davacı tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığını, bankanın bu şarta riayet etmediğini, ödenmeyen çek ve senetleri bildirmeden ilamsız takibe geçtiğini, itirazın tetkik merciinde kaldırıldığını, müvekkili şirketin davalı bankaya borcu bulunmadığını ileri sürerek borçlu bulunmadığının tesbitine, takibin iptaline, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevabında, davacı şirketin kredi borcunu ödememesi üzerine 1.6.1994 tarihli protokol yapıldığını, protokolün 3. maddesine göre teminata verilen çek ve senetlerden biri ödenmediği takdirde bedeli en geç 7 iş günü içinde davacı tarafından ödeneceğini, ödenmediği takdirde genel kredi sözleşmesi hükümlerinin yürürlük kazanacağını, teminata verilen çek ve senetlerden tahsil edilmeyenlerin davacıya verildiğini ve aynı meblağda yeni senetler alındığını, bu senetlerinde vadesinde ödenmemesi üzerine bakiye 88.595.804.TL. alacağın tahsili amacıyla takibe geçildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre davacının protokol süresi sonu olan 25.8.1994 tarihi itibariyle faiz hariç 88.149.094.TL. borçlu olduğunun bilirkişi raporları ile saptandığı, raporlara itirazlarının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisi 1.6.1994 tarihli protokole bağlanmış ve borçlu davacı şirket alacaklı olduğu müşteri çek ve senetlerini davalı bankaya teslim etmiştir. Bilirkişi Söke Mermer'in borçlu olduğu toplam 28.400.000.TL. lık, Süleyman Akalı'nın borçlu olduğu 18.000.000.TL. lık,
. Otelcilik'in borçlu olduğu 6.500.000.TL. lık çek ve senetlerin iade edildiğine ve tahsil edildiğine dair kayıt bulunmadığını belirtmiştir. Bankanın BK.nun 98. maddesi yollamasıyla uygulanması gereken BK.nun 44. maddesi gereğince borçlunun durumunu ağırlaştırmaması, ağırlaştırması halinde ağırlaştırma oranınca sonucuna katlanması gerekir. Mahkemece bu yönler gözetilerek borçluya iade edilmeyen senet ve çekler üzerinde durularak varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 20.000.000.TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.04.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy